KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13586 E., 2010/9509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2008 tarih ve 2006/624-2008/383 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ING Bank A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya 50.000 USD parasını 13.12.1999 tarihinde yıllık net % 23 faizle ve 35 gün vadeli olarak yatırdığını, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın banka yetkilisince bankalara olan güven kötüye kullanılarak, davacıya boş olarak imzalatılan fotokopiden üretilme belgelerin havale talimatı olarak doldurulması suretiyle Sümerbank A.Ş. yönetimince KKTC'de paravan olarak kurulmuş olan Efektifbank Off Shore Ltd. adlı banka adına Sümerbank A.Ş.
Kadıköy Şubesi ve Merkez Şubede açılan bir hesaba havale edildiği, daha sonrada diğer off-shore mevduatlarla birlikte ... grubuna usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini, müvekkili tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın erken açılma nedeniyle reddedildiğini, Efektifbank aleyhine borç ödemeden aciz vesikası alındığını, paranın Sümerbank A.Ş. tarafından tüketilmiş olması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğu,
kanuna karşı hile yoluna başvurarak toplanan mevduat banka yönetici ve sahiplerine aktaran banka tüzel kişiliğinin oluşan zarardan sorumlu olacağı, Sümerbank A.Ş.'nin birçok mevduat sahibinin imzasını almadan hatta evrakta sahtecilik yaparak mevduatın off- shore hesaba aktarıldığı gözönüne alınırsa bu konuda müşterinin iradesinin sakatlandığı, en azında gerekli uyarı görevinin yapılmadığı, davalı bankanın vekalet görevini kötüye kullandığı,
davalının haksız fiil hükümlerine göre de sorumlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (6.000) YTL alacaklarının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın daha önce kesin hükümle çözümlenmiş olması karşısında davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiği, davacının mevduatını bilerek ve isteyerek o dönem için fahiş tutarda faiz geliri elde edebilmek için mevduat güvencesi kapsamında bulunmayan off shore bankasına yatırdığını, off-shore şirketine havale edilen paranın artık bankanın tüzel kişiliğinin kullanım yetkisi altında olan bir para olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/901 E, 2003/1684 K sayılı ilamının kesin hüküm oluşturmadığı, davacı tarafından off shore bankasına ilişkin hüküm bölümünün infazı için başlatılan İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2005/23136 E sayılı takip dosyasında off shore bankası için alınan aciz vesikasının İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2006/1166 E, 2007/788 K sayılı ilamı ile iptaline dair karar verildiği ancak başka dosyalardan alınmış aciz vesikaları bulunduğu gibi,
off shore bankasının bankacılık yapma lisansının KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nca iptal edildiği, bankanın KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabının olmadığı, menkul ve gayrımenkul mal olarak sadece 411 USD değerinde demirbaşı olduğunun belirlendiği, bu durumda davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanının kalmadığı,
bu itibarla icra dosyasının şeklen aciz vesikasına bağlanmamış olmasının sırf bu nedenle davanın reddine gerekçe teşkil edemeyeceği, davacı tarafından yaptırılan havale işlemine karşın paraların aslında fiilen off shore bankasının bulunduğu Kıbrıs'a aktarılmadığı ve Sümerbank A.Ş.'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığının İstanbul 8. Ağır C eza Mahkemesi'nin 2004/55 E, 2005/40 K sayılı ilamındaki tesbit ve değerlendirmeleri ile off shore bankasının mevcut durumu ile anlaşıldığı,
Sümerbank A.Ş.'nin off shore bankası adına mevduat toplama izni bulunmamasına rağmen yatırılan mevduatları off shore bankasına yönlendirdiği, havale görünümlü olarak toplanan mevduatın da banka nezdinde kalması suretiyle hakim ortakların şirketlerine aktarıldığı, Sümerbank A.Ş'nin davacı tarafından yatırılan mevduattan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.000,00 YTL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın TMSF tarafından temyizi üzerine temyiz talebinin HUMK'nun 434 maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, ING Bank A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen 03.07.2008 tarihli karar ING Bank A.Ş vekilince temyiz edilmiş ise de,yargılamaya konu 2006/624 E sayılı dava dosyasından verilecek kararın konusunu oluşturan borç ve yükümlülüklerin TMSF’nun 16.05.2008 ve 44 sayılı kararıyla TMSF tarafından üstlenildiği anlaşıldığından, kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan ING Bank A.Ş vekilinin temyiz istemli dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13586, K. 2010/9509, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama