KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13607 E., 2010/5722 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.07.2008 tarih ve 2007/246 - 2008/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 02.06.2000 tarihli ...
32 adlı teknenin 7.000,00 YTL bedelle satışı konusunda adi yazılı şekilde sözleşme imzalandığını, teknenin sözleşme ile birlikte teslim alındığını, devir işlemlerinin borç ödemesi bitince yapılacağının kararlaştırıldığını, teknenin müvekkilinde iken 17.05.2001 tarihinde yandığını, tekne maliki davalının eşi ... tarafından sigorta şirketine karşı açılan davada tekne satışının TTK’nun 868. maddesine uygun olmadığı kabul edilip kararın kesinleştiğini, tekneye karşılık davalıya toplam 7.500,00 YTL bedelli 4 adet bono verildiğini, bu tarihe kadar 3.500,00 YTL ödeme yapıldığı halde senetlerin iade edilmediğini,
davalının senetleri takibe koyup senetleri avalist olarak imzalayan dava dışı ...’nin taşınmazlarına haciz koydurduğunu, taşınmazların satışı aşamasında dosya borcunun müvekkilince ödendiğini, davalının eşinin dava konusu sözleşmeyi tanımadığını, davalının haksız zenginleştiği meblağın iadesi için çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin geçersizliği nedeni ile tarafların aldıklarını iade ve zararı tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, borcun gerekçesinin anlaşılamadığını, talep edilen miktarın tekne bedeli olmadığını, sigorta beldi ise bunu müvekkilinin tahsil etmediğini, borç ödeme protokolünün icra dosyasına yönelik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 868. maddesine göre gemi siciline kayıtlı bulunan bir geminin temliki için malik ile iktisap edene intikal edeceğine ilişkin anlaşmaların yeterli olduğu, satışa konu teknenin davalının eşi... adına kayıtlı olduğu halde davalı tarafından satış işlemi yapıldığından satış sözleşmesinin geçersiz olduğu,
davacının satış bedelini haksız iktisap kurallarına göre ve denkleştirici adalet ilkesine göre sözleşme ile kararlaştırılan ve ödenen satış bedelini dava tarihindeki reel değeri üzerinden talep edebileceği, geçersiz satış sözleşmesine göre satılan ve teslim edilen tekneden dolayı satan kimsenin bu süre için kullanma bedeli olarak kira ya da ecrimisil talep edemeyeceği, alan kişinin de kullandığı dönem için yaptığı masraflar ile ödediği satış bedelinin faizini talep edemeyeceği,
davacı tarafından ödenen 7.500,00 YTL’nin dava tarihindeki reel değerinin bilirkişice 11.946,88 YTL olarak hesaplandığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 10.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki geçersiz satım akdine dayalı olarak yapılan ödemelerin istirdadına ilişkin olup davacının ödediği tutarın güncelleştirilmiş değerinin ödenmesi yönünde bir talebi de mevcut değildir. Dosya içeriğinden davacının geçersiz akde dayalı olarak davalı tarafa bu davada talep edilen 10.000,00 TL’den daha fazla ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki akit geçersiz olduğundan tarafların aldıklarını karşılıklı olarak iade etmeleri gerekir.
Bu itibarla mahkemece, davacının ödediği tutarın iadesine karar verilmek gerekirken talep olmadığı halde denkleştirme yapması doğru değil ise de yukarıda belirtildiği üzere dosya kapsamından davacının 10.000,00 TL’den fazla ödeme yaptığı sabit olduğundan ve bu itibarla verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, sonucu itibariyle doğru bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13607, K. 2010/5722, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama