KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13617 E., 2010/5439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2007/827-2008/612 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çeklerin müvekkili hamilce süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi yapıldığını, süresinde takip başlatıldığını, davalının takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek İcra Mahkemesinde açtığı davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini, ileri sürerek, TTK’nun 644. maddesi uyarınca davalıdan 1.788,00 TL alacağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve tüm dosya kapsamına göre, icra mahkemesince 13.09.2006 tarihinde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, mahkeme karından sonra dava bir yılık zamanaşımı süresi geçirilmeden açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.788,00 TL alacağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanununun 644. maddesine göre keşideciye karşı açılan sebepsiz zenginleşme davası olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür davalar, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, çekin zamanaşımı süresinin dolmasından itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır.
Somut olayda, dava konusu çeklerin tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında işlem yapılmaması nedeniyle takibin zamanaşımına uğradığı İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.09.2006 tarih ve 2006/707 Esas ve 2006/920 karar sayılı ilamıyla tespit edilmiş, mahkeme kararı 29.092006 tarihinde takip borçlusu vekiline, 06.10.2006 tarihinde takip alacaklısı vekiline tebliğ edilmiştir. Eldeki dava İcra Mahkemesi kararından sonra 1 yıllık süre içinde açılmıştır.
Ancak TTK’ nun 644. maddesinde belirlenen 1 yıllık sürenin, icra mahkemesinin anılan karar tarihinden değil, takibe konu çeklerin takip dosyasında fiilen zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.
O halde, takip konusu çeklerin icra dosyasında zamanaşımına uğradığı tarihin tespit edilerek belirtilen ilke çerçevesinde uyuşmazlığın değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle zamanaşımı süresinin icra mahkemesinin karar tarihinden başlatılması doğru olmamış, karararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13617, K. 2010/5439, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama