KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13774 E., 2010/5546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.07.2008 tarih ve 2008/443-2008/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 22.06.2005 tarihli genel kuruldan önce bilanço ve çalışma raporunun üyelerin incelemesine verilmediğini, anılan genel kurulda zorunlu olmasına rağmen denetim kurulu atanmadığını, bu durumda yönetim kurulu çalışma raporunun ibrasının da geçerli olmadığını, kooperatifin tüm mal varlığının devrine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğunu, tasfiye kurulunun sekiz yıldan buyana genel kurul toplantısı yapmadığını, kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, genel kurulda alınan kararların iptaline ve tasfiye memurlarının azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu genel kuruldan önce yapılan 30.06.1997 tarihli genel kurulda denetim kurulu seçilmediği için 22.06.2005 tarihli genel kurulda denetim kurulu raporunun okunmamış olduğunu ve bu nedenle yeniden seçim yapılmadığını, oluşturulan site yönetiminin düzenli olarak toplantı yapması nedeniyle kooperatif genel kurulunun toplanmadığını, taşınmaz devir kararının 1997 genel kurulunda alındığını, davacının muhalif kalmadığı maddelerle ilgili dava hakkı bulunmadığını, alınan kararlarda usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, genel kurulun 2, 4 ve 6 .maddelerinin iptali gerektiği, diğer maddeler için muhalefet şerhi bulunmadığı gerekçesiyle, bu maddelerde alınan kararların iptaline ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu genel kurula kooperatifin denetim kurulu bulunmadan ve denetim kurulu raporu okunmadan başlanıp, sonuçlandığı ve bilanço ile bağlantılı kararlar alındığı,
denetim kurulu olmayan kooperatifin öncelikle genel kurulu toplayarak denetim kurulunu oluşturması ve bu aşamadan sonra oluşan yeni denetim kurulunun tasfiye kurulunun faaliyet ve bilançosunu inceleyerek bu konuda genel kurula rapor sunması gerekirken, bu işlemler yapılmaksızın genel kurulda bilanço ile bağlantılı olarak alınan kararların muhalefet şerhi aranmaksızın yok hükmünde olduğu, dolayısıyla, mahkemece, genel kurulda alınan tüm kararların buna göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak,
22.6.2005 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmün bulunduğu gerekçesiyle, davalı kooperatif hakkındaki davanın kabulü ile anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, diğer davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında “denetim kurulu organı bulunmadan ve denetim kurulu raporu okunmadan bilânço ile bağlantılı kararlar alınmasının mümkün bulunmadığı, davaya konu 22.6.2005 tarihli genel kurulda da davalı kooperatifin denetim kurulu organı olmadan ve bu konuda hazırlanmış her hangi bir rapor okunmadan bilanço ile bağlantılı kararlar alındığı, bu kararların muhalefet şerhine gerek kalmasızın yok hükmünde bulunduğu,
buna göre mahkemece genel kurulda alınan kararların tamamının bu konuda değerlendirmeye tabi tutularak bilanço ile bağlantılı kararların yok hükmünde olduğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, mahkemece bozma ilamında belirtilen usulde bir değerlendirme yapılmadan 22.6.2005 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline karar verilmiştir.
Oysa, açıklandığı şekilde 22.6.2005 tarihli genel kurulda bilanço ile bağlantılı kararların belirlenerek sadece bu kararlar yönünden yokluk kararı verilmesi gerekirken, bilanço ile bağlantısı olmayan diğer kararlar yönünden de yoklukla batıl olduğuna ilişkin karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13774, K. 2010/5546, 18 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama