KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13856 E., 2010/9915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2008 tarih ve 2006/759-2008/623 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Göztepe Şubesi nezdinde vadeli mevduat hesabı açtırdığını, vade sonu olan 13.06.2006 günü parasını çekmek üzere giden davacıya banka yetkilileri tarafından "paranın internet bankacılığı yolu ile 30.05.2006 tarihinde çekildiğini" bildirildiğini, davacının alacağını tahsil amacı ile başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların davacıya yapıldığını,internet şubesi kullanılması için gerekli akkart şifresinin davacının talebi üzerine oluşturulduğunu, akkart şifresi oluşturulmasında özel bilgilerini başkası ile paylaşan davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusuru olmayıp, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu havale işleminin davacının tamamen bilgisi ve eylemi dışında, dava dışı bir kişi tarafından gerçekleştirildiği, davacının davalıdan internet bankacılığı için gerekli şifreryi almadığı, oluşturulan kullanıcı kodu, şifre ve parolanın davacının bilgisi dışında ve davalı banka çalışanlarının gerekli özen ve dikkati göstermemesi sonucu oluşturulduğu, davalı bankanın tam kusurlu olduğu sonucu oluşturulduğu, davalı bankanın tam kusurlu olduğu sonucuna varılarak, davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibinin 66.342 YTL üzerinden devamına, 65.000 YTL asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faiz yürütülmesine, 26.536,80 YTL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Türk Ticaret Kanununun 3.maddesine göre ticari müesseseyi ilgilendiren bütün muamele ve fiillerin ticari işlerden sayılmasına, aynı yasanın 21/2.maddesi gereğince taraflardan yalnız biri için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmelerin yasada aksine hüküm olmadıkça diğeri için de ticari iş sayılacak olmasına,
ticari işlerde 3095 sayılı Kanun’un 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2.maddesi gereğince TCMB.nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına göre temerrüt faizi istenebilecek iken reeskont oranında temerrüt faizine hükmedilmiş olup bu konuda davacı tarafın temyiz itirazlarının bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13856, K. 2010/9915, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama