KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/14129 E., 2010/6011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2007/802 - 2008/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkilisinin ... olduğunu, evine giren hırsızların ciro ve teslim yolu ile müvekkiline ulaşmış toplam 201.492,87 TL’lık 40 adet muhtelif müşteri çekini çaldığını, çek iptaline ilişkin açılan dava sırasında davalının ödeme yasağının kaldırılmasını istediğini, davalının çekleri ağır kusur ve kötüniyetle teslim aldığını ileri sürerek, toplam 4.500,00 TL bedelli iki adet çekin istirdadına karar verilmesini istemiş; ıslahla, davalının başlattığı takip sırasında ödeme yapan dava dışı ...Düğme A.Ş.'ne 5.918,55 TL ödendiğini belirterek, anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tanıdığı dava dışı ... ile kendisine gelen ...’a 30.000,00 TL borç para verdiğini, ...’in bu kişiye kefil olduğunu, ancak karşılığında onlardan hiçbir şey almadığını, ...’un 1 ay sonra yanına gelerek sıkışık olduğınu beyan ile borcuna karşılık çek teklif ettiğini, 7 adet çeki kendi önünde ciro ederek teslim ettiğini, çeklerin bankaya teslimi sırasında çalıntı olduğunu öğrendiğini,
daha sonra şüpheli ve ...’e ulaşamadığını beyan etmiş ise de ...’i daha önce tanığınını söylemesine rağmen adresine ulaşamadığını bildirmesinden ...’i iyi tanımadığı ya da böyle birinin olmadığı şüphesini uyandırdığı, tanısa bile iyi tanımadığı bir kişinin hatırı için hiç tanımadığı başka birine 30.000,00 TL borç vermenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
borç verdiği varsayılsa bile borcu alan kişinin adresinin telefon numarasının ayrıntısı ile öğrenilmesinin gerektiği, tüm bunlar olmadan 30.000,00 TL borç verdiği kişiden 7 adet çeki ciro yoluyla devralan davalının en azından ikametgâh ve nüfus bilgilerini de öğrenmesinin ticaretin olağan şartlarına daha uygun olacağı, böyle bir gayret içerisinde olmayan davalının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/14129, K. 2010/6011, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama