KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/4388 E., 2010/587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2007 tarih ve 2006/573-2007/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2010 gününde davalı avukatı ...gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... Koll. Şti vekili, müvekkilinin güllaç ürünü imal eden ve bunun satışını yapan, geçmişi 1881 yılına kadar inen bir şirket olduğunu, işi ilk kuran dedelerinin adı "... " ismini marka olarak seçen davacının bu markasını 1989 yılında tescil ettirdiğini, davacı markasının piyasada tanınan ve aranan bir marka olduğunu, aynı aileye mensup olan, ancak güllaç imalatı ile ilgisi olmayan davalının, davacı markasının tanınmışlığından yararlanmak amacı ile aynı isimde güllaç üretip satmaya başladığını, 2003 yılında da 30.sınıf emtialar yönünden markayı adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2003/14971 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, güllaç üretimi ile iştigal eden davalının " ... OĞULLARI" markasını 13.06.2003 tarihinde tescil ettirdiğini, uzun süredir güllaç üretimi yapan davalı markasının davacı adına tescilli markaya benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı markasının yatay dikdörtgen zemin üzerine ... ve tam orta yerinde de dairesel bir alanın mevcut olduğu, davalı markasının da aynı görsel şekilde olup, sadece dairesel alanın yerinin farklı olduğu, fazladan bir figür daha ilave edildiği, davalı markasında "... " yazısı dışında dikdörtgen şeklin en üst orta bölümünde..., alt kısmında da OĞULLARI ibaresi bulunduğu, her iki markanın genel görsel, bütünsel görünümü ve bütünlüğü oluşturan parçaların benzer olduğu,
kaldı ki ... ibaresinin piyasadaki eskiliği nedeniyle salt bu ibarenin çok fazla ayırt edicilik kazanması ve 30.sınıftan ürünlerin aynı olması nedeniyle orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimali yüksek olduğundan markanın tescil kapsamındaki ürünlerden aynı ve benzer olanlar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, öncelik konusunda resmi belge niteliğinde delil sunmayan davalının tanık dinletme talebinin yerinde bulunmadığı sonucuna varılarak,
davalı adına tescilli 2003/14971 numaralı markanın "bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler, baklavalar, şöbiyet, tulumba tatlıları, bülbül yuvaları, güllaçlar, pudingler, kazandibi, sütlaç, sup, muhallebiler ve aşureler" yönünden hükümsüzlüğüne, diğer ürünler yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen "... Kollektif Şirketi" unvanının gerçekte "... Kollektif Şirketi ...-..." olup, 21.02.1989 tarih ve 109977 sayılı marka sahibinin de adı geçen şirket bulunmasına, mahkemenin karar başlığında davacı olarak "... Kollektif Şirketi ...-..." yerine "... ve ..." yazılmasının maddi hatadan kaynaklanıp mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/4388, K. 2010/587, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama