KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5494 E., 2010/1741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 07.02.2008 tarih ve 2007/267 - 2008/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen Kore-İstanbul taşıması sırasında (18.700) ABD Doları tutarında hasara uğradığını, bu hususta girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı taşıyıcı ... acentesi olan müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 03.07.2006 tarih, 2005/7571 esas, 2006/7787 karar sayılı ilamı ile onanmış, davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairemizin 17.05.2007 tarih, 2007/4578 esas, 2007/7612 karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, hasara uğrayan emtiayı taşıyan geminin seyir güzergahı üzerinde 14 şiddetindeki tayfun nedeniyle ağır hava ve deniz koşullarına maruz kaldığı,
böylesine büyük bir tayfunun meydana gelmesi ve sonuçlarının taşıyan tarafından engellenemeyecek nitelikte olması nedeniyle zararın mücbir sebepten kaynaklandığı, aynı taşımadan kaynaklanan diğer davada bu konuda alınan bilirkişi raporunun davalı lehine kesin delil olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve karara esas alınan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 25.07.2006 tarih, 2005/425 esas, 2006/232 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda hasarın 14 şiddetinde tayfunun etkisi ile meydana geldiği belirtilmiş olup, işbu dosyamıza alınan bilirkişi raporunda tayfunun varlığı tartışılmamış olması nedeniyle raporlar arasında mübayenet bulunduğunun kabulü mümkün olmadığı gibi, anılan mahkemede benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda hasarda 14 şiddetindeki tayfunun büyük etkisinin bulunduğu, davalı taşıyan tarafından bu tayfunun sonuçlarının ortadan kaldırılamayacağı bir deniz kazasının söz konusu olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5494, K. 2010/1741, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama