KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/5896 E., 2010/2114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2007 tarih ve 2007/193-2007/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Mariot” ve “Mariot+Şekil” ibaresinin Türkiye ve Dünyanın bir çok ülkesinde marka olarak müvekkili adına tescilli olduğunu, markaların tanınmış marka özelliklerini taşıdığını, davalı tarafından tanınmış marka başvurularının sonuçsuz bırakıldığını ileri sürerek, müvekkilinin markalar sicilinde 42. sınıfta kayıtlı özel yazı ile “Marriott”, düz yazı ile “Marriott” ve özel logosunun tanınmış marka olarak tespit ve marka tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen karar Dairemizin 19.04.2007 tarihli kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, “dava konusu markaların tanınmış marka statüsüne alınmaları için 13.02.2002 tarihinde TPE’ne başvurduklarını, 17.05.2002 tarihli yazı ile TPE’nin tanınmış marka konusunda çalışmaların sürdüğü ve başvuru aşamasındaki tanınmış marka taleplerine bir cevap verilmediğini” davacı vekili iddia etmiş ve buna ilişkin yazı örneğini sunmuş ise de, bu başvurunun reddine dair TPE YİDK tarafından verilmiş bir nihai karar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/5896, K. 2010/2114, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama