KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8689 E., 2010/86 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2006/858-2008/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin LPG tüplerinin dolumu ve dağıtımı ile iştigal ettiğini, davalının ise müvekkili adına tescilli "..." markalı boş ve dolu tüpleri işyerinde bulundurduğunu ve satışa sunduğunu ileri sürerek, (2.000) YTL.maddi ve (8.000) YTL.manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıya ait işyerinde boş ve dolu olmak üzere toplam 40 adet "Şiringaz" markalı tüp bulunduğu, ticari amaçlarla davalı işyerinde davacıya ait tüp bulundurulmasının TTK.'nun 56 ve 57.maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (312) YTL.maddi ve (300) YTL.manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.’nun 56 vd. maddelerine dayalı haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
BK.’nun 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8689, K. 2010/86, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama