KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8722 E., 2010/168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2007 tarih ve 2006/134-2007/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalılardan ...Ltd. Şti. Ve Logo A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Vergici ve muhasebeci ile ...” ismiyle 1985 yılından itibaren yayınlanmakta olan derginin sahibi olduğunu, derginin bu ismiyle tanındığını ve marka olarak tescil edilmek istendiğinde davalılara ait markalar gerekçe gösterilerek tescil talebinin TPE tarafından reddedildiğini ancak, müvekkiline ait markanın tanınmış olması nedeniyle tescilde öncelik hakkının bulunduğunu ileri sürerek, davalılara ait markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından yayımlanan dergi isminin marka olarak tescil talebini ret eden TPE kararının işbu davada açıldıktan sonra iptal edilerek davacı markasının tescil edildiği,
kesinleşen Ankara 3.FSHH Mahkemesinin 2005/313 karar sayılı ilamına göre davacının 556 sayılı KHK’ nin 7/son ve 8/3 maddeleri uyarınca markaya konu ibarelerde öncelik hakkının bulunduğunun kabulünün gerektiği ve davalılardan ...Ltd.Şti.’nin “şekil+unvan+DIALOGUE” ibareli markasıyla davacı markasında esas unsurun “...” kelimesi olduğundan iltibas tehlikesi bulunduğu 16.06.sınıf yönünden orta düzeyde bilince sahip tüketici nezdinde 556 sayılı KHK’ nin 8/1-b maddesine göre iltibasa sebep olacak şekilde benzer olduğu ancak,
diğer davalılara ait markaların tescil tarihlerinin 1997 ve 1996 olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalılardan ...Ltd.Şti’ne ait 2001/22847 nolu markanın 16.06 sınıfta yer alan emtialar açısından kısmen hükümsüzlüğüne, diğer davalılar açısından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılardan ...LTd.Şti vekili ile Logo AŞ vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı ve davalı ...Özel Eğitim Hizmetleri Bilgisayar Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davalıların herbiri adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Mahkemenin 07.12.2007 tarihli celsesine davacı vekili katılmamış olup, davalılardan Logo A.Ş. vekili davayı takip etmeyeceğini belirtmiş, diğer davalı ...Ltd. Şti. Vekili ise davayı takip edeceğini beyan ettiğinden yargılamaya devam olunmuştur. Ancak, mahkemece davayı takip etmeyeceğini açıkça beyan eden Logo A.Ş. ve duruşmaya katılmayan ...Ltd. Şti. hakkındaki davayla ilgili olarak HUMK'nun 409. maddesi uyarınca davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilerek, anılan madde hükmüne uygun işlem yapılması gerekirken, bu iki davalı hakkında da esasa ilişkin hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın davacı ve davalılardan Logo Yazılım San. ve Tic. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, davacı, markasının tanınmışlığı iddiasına da dayanmıştır. Mahkemece, Ankara 3. FSHH Mahkemesinin kesinleşen ilamıyla davacı markasının tanınmış marka olduğunun sabit olduğu ve eldeki dava açısından bu hususta da yeniden inceleme yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Oysa Ankara 3. FSHH Mahkemesinin 25.05.2005 tarih ve 713/313 sayılı kararında davacı markasının 556 Sayılı KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanımla ayırt edici hale getirildiği kabul edilmiş olup, anılan kararda aynı KHK'nin 7/1-(i) ve/veya 8/4. maddeleri anlamında da tanınmış marka olduğuna dair bir açıklama bulunmamaktadır.
Davacı tarafın tanınmışlık iddiasının kanıtlanması halinde farklı emtia grubu açısından da değerlendirme yapılması gerekeceğinden, kısmi hükümsüzlük kararı verilmesi mahkeme gerekçesine uygun olmadığından kararın davacı yararına ve tanınmışlık olgusu itibariyle de davalı ...Ltd. Şti. vekilinin kararın gerekçesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
4. Yukarıdaki bentlerde açıklanan bozma sebep ve şekline göre davalı Logo Yazılım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8722, K. 2010/168, 11 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama