KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8846 E., 2010/4148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/03/2008 tarih ve 2007/30-2008/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı - karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... ile davalı-karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'in yapımı 1995 yılı öncesine ait 7 adet sinema filminin yapımcı olarak eser sahibi iken, haklarını ... Ltd.
Şti'ne, şirketin de bu hakları davalıya 21.11.1996 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile devrettiğini, koruma süresinin FSEK'nun 4630 sayılı yasa değişikliğinden önce 29 ncu madde gereğince 20 yıl iken, 27 nci madde 4630 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile 70 yıla çıkarıldığını 21.02.2001 tarihli 4630 sayılı yasanın ek 2/1 nci fıkra ile tüm eserlere uygulanır hale geldiğini, FSEK'nun 51 nci maddesinde koruma süresinin yasaca ileride uzatılmasına dair haklardan vazgeçmeyi içeren sözleşmelerin batıl olduğunun öngörüldüğünü ileri sürerek,
1976 yapımı 'TATLIM BENİM" ve 1986 yapımı "AYRILIK ATEŞİ" filmlerinin 20 yıllık koruma süresinin doldurup, eser sahipliği haklarının müvekkiline geri döndüğünün tespitine, "YAŞAMAK HAKKIMDIR"adlı filminin 2008 yılında, "SUÇUMUZ KADIN OLMAK" ve "KÜÇÜK DOSTUM" adlı filmlerin 2010 yılında, "ACI KADER" ve "YAŞARKEN ÖLMEK" filmlerinin 2011 yılında haklarının davacıya döneceğinin tespitini, dava tarihine kadar süresi dolan 2 filme davalının muhtemel tecavüzün men'ine, hakların kullanılmasının ve haklar üzerinde tasarrufi işlemler yapılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyeti olup olmadığının belirlenmesini, sözleşmede yer alan hakem şartı uyarınca uyuşmazlık hakem yolu ile çözümlenmesi gerektiğinden dava dilekçesinin bu nedenle reddini, koruma sürelerinde yapılan yasa değişikliği geçmişe etkili olarak yürüten ek 2 nci madde hükmünün Anayasa'nın eşitlik, sözleşme öngördüğü ve mülkiyet hakkı ile ilgili kurallarına aykırılığı nedeniyle dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini ve davanın reddini istemiş açtığı karşı davada filmlerinin mülkiyeti ile birlikte mali haklardan faydalanma hakkının sözleşmeler gereğince müvekkilince ait olduğunun tespitini,
davalı yanın mali hakları kullanma yetkisinin kabulü halinde müvekkili karşı davasının filmleri üzerinde mülkiyet ve buna bağlı olarak çoğaltma ve temsil hakkının tespitini ve davalının bu haklara olası tecavüzlerinin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı davalı vekili müvekkili Feridun'un sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin karşı davacı şirketi ile ... Film Şirketi arasında yapıldığını, karşı davacının zaten filmleri 20 yıllık koruma süresi için aldığını, anayasaya aykırılık bulunmadığını, karşı davanın eser sahibi olmadığını, eser sahibi müvekkili için yasa ile yeni bir hak doğduğunu savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, Anayasa'ya aykırılık itirazının yerinde olmadığı, FSEK'nun 29 ncı maddesinin önceki halinde sinema eserleri için aleniyet tarihinden itibaren 20 yıl olan koruma süresinin 4630 sayılı yasa ile tüm eserler için aleniyattan itibaren 70 yıl olduğu 4630 sayılı yasa ile yapımcıların bağlantılı hak sahibi konumuna geldikleri, 1995 yılından önce yapılmış filmler yönünden koruma süresi 20 yıl olduğundan, davalı şirkete yapılan mülkiyet hakkı devrinin de 20 yıl ile geçerli olduğu,
koruma süresi sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra 70 yıla çıkarılmış olup, 51 nci maddede mevzuat ile eser sahibine tanınacak mali hakların devrine ilişkin sözleşmelerin batıl olduğunun öngörüldüğü, 20 yılın sonunda sinema eseri sahibinin 50 yıl daha koruma elde edeceği devir alanların devir bedeli 20 yıl için ödedikleri, yeni bir sözleşme ile hakları devir alabilecekleri, 20 yıl sonunda mali hakların davacıya döndüğü, dava konusu filmlerin yapımcısının davacı olduğu, yapım tarihindeki mevzuata göre eser sahibinin yapımcı davacı olduğu, iki film için davadan önce hakların döndüğü,
birinin karar tarihinden önce döndüğü diğerleri için davadan sonra hakların döneceği, uyuşmazlık yasa değişikliğinden kaynaklanıp, sözleşmeden doğmadığından tahkim şartının uygulanmayacağı, bu gerekçelerle asıl davanın kabulü gerektiği, filmlerin yapımcılık ve eser sahipliği sıfatı davacıda olup, çoğaltma ve temsil dahil sözleşmede devredilen mali hakları kullanma yetkisine sahip olduğu, karşı dava konusu haklarında davacıya döndüğü ve dönceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı - karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8846, K. 2010/4148, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama