KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8923 E., 2010/446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2007/750-2007/1556 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde konut sigorta poliçesiyle sigortalı dairenin davalıya ait konutta yapılan tadilat nedeniyle ortak pis su borusunun tıkanması sonucu sızan sulardan hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 1.497.00 YTL tazminatın karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda hasar nedeninin konutların ortak pis su borusundan kaynaklandığının açıklandığı, davalının konutundan sızan sular sonucu hasara uğradığına dair kanıt olmadığı, yasal bir tespitin bulunmadığı, illiyet bağının kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalıya ait konuttaki tadilat nedeniyle ortak pis su borusunun tıkanması sonucu hasara uğradığını ileri sürmüştür. İddiasını apartman yönetiminin yazılı beyanına, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesi sonucu alınacak rapora ve diğer kanıtlara dayandırmıştır. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı iddiası hiç incelenmemiş, kanıtları da değerlendirilmemiştir.
Bu durum karşısında, sigortalı konutta meydana gelen hasar bakımından davacı iddiası üzerinde durulması, tüm kanıtlarının değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksper raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8923, K. 2010/446, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama