KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8958 E., 2010/435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.05.2008 tarih ve 2007/1694-2008/739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.10.2004 tarihli kararı ile kısıtlanan müvekkilinin kısıtlı olduğu dönemde ne yaptığının bilincinde olmadan ve vasisinden habersiz olarak davalı Bankanın Eskişehir Şubesinden 10.540,00YTL'lik 6,20.-YTL'den 1700 Lot ... Holding hissesi satın aldığını, aradan zaman geçtikten sonra 5,10.-YTL den geri sattığını ve ancak bu işlemden 1.870,00.-YTL zararının olduğunu, iyileşme sonucu 11.09.2006 tarihinde kısıtlılık halinin sona erdirilmesine karar verildiğini, kayıtları kontrol ederken durumun fark edildiğini, müvekkilinin bu hisse alım satımı sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını ve yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürerek, şimdilik bu meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının isteminin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda,davacının 18.11.2004 tarihinde kısıtlanmasına, 11.09.2006 tarihinde ise kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verildiği, TMK.
15. maddesi hükmünce kural olarak tam ehliyetsizlerin hukuki işlemleri hükümsüz ise de; aynı kanunun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesinin bu kuralın istisnalarından birisi olduğu, 09.03.1955 gün 22/2 sayılı YİBK.nda da belirtildiği gibi mümeyyiz olmayan kimse temyiz kudretini haiz olsa idi aynı surette hareket edecek idi ise ehliyetsiz olduğundan bahisle işlemin hükümsüzlüğünü iddia edemeyeceği, davacının davaya konu hesabını kısıtlanmadan önce 2000 yılında açtırarak hisse alım satımı yaptığı,
kısıtlandıktan sonra da tam ehliyetli biri gibi hareket ettiği ve yaptığı işlemden zararı olduğunu farkettiğinde ehliyetsizliğini ileri sürerek tazminat talep etmesinin dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8958, K. 2010/435, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama