KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/8960 E., 2010/463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
947 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2007 tarih ve 2005/508-2007/700 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi’nde hesabı bulunduğunu, davalı bankanın eski çalışanı olduğu ve davalı banka müdürü ...’i de önceden tanıdığı için bu şubede hesap açtırdığını, müvekkilinin halen dava dışı ...Menkul Değerler A.Ş’de çalıştığını, davalı banka müdürü ...Özdemir’in müvekkiline “hatırlı müşterilerimize kolaylık olsun diye çalışanları ...’nun müşterilerin paralarını getirip götürdüğünü, müvekkiline de yardımcı olacağını söylediğini”, müvekkilinin bankada gördüğü banka çalışanı ...’na banka müdürünün talimatı ile pek çok defa hesabına para yatırması için para verdiğini,
davalı müdür hakkında basında çıkan haberler üzerine hesabını kontrol ettiğinde hesabına yatırması için 24.08.2004 tarihli yazılı talimatı üzerine ...Menkul Değerler A.Ş tarafından verilen 6.932.500.000 TL’nin, 23.08.2004 tarihli talimatla 10.000.000.000 TL’nın ve 30.09.2004 keşide tarihli 5.000.000.000 TL bedelli çekin karşılığının hesabına yatırılmadığını, davalı banka müdürünün davalı ... ile birlikte paraları zimmetine geçirdiğini, davalı bankanın ise çalışanı olan ... ve diğer çalışanı ...’nun eylemlerinden dolayı kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmeyen 21.932, YTL’nın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davalı ...’nun banka personeli olmadığını, diğer davalı ...’in şahsi işlerini yapan bir kişi olduğunu, davacının ...’na bankada bulunan hesabına aktarması için verildiği iddia edilen paranın banka kayıtlarında yer almadığını, davacı ile davalı ... arasında banka dışında şahsi para ilişkisi olduğunu, müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin banka çalışanı olmadığını, bu durumu davacının da bildiğini, eski bir banka müdürü olan davacının banka çalışanı olan bir personelin para transferi için müşterinin ayağına gitmeyeceğini bilecek durumda olduğunu, müvekkilinin davalı ... ile daha önceden tanıştığını, davalı ...’ın müvekkiline bankada güvenlik görevlisi olarak iş bulacağını vaat ettiğini, bu sürede de 1999 yılından beri davalı ...’ın para transferlerini yaptığını, bu iş karşılığı da davalı ...’dan aylık 350.000.000 TL. ücret aldığını, davacı vasıtasıyla gönderilen paraların tamamını davalı banka müdürüne teslim ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu paraların davacının davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi’ne yatırılması için verdiği yazılı bir talimatının ibraz edilmediği, dava konusu paraların davalı ...’a verildiğine ve davacı hesabına yatırıldığına dair dekont ya da yazılı belge de ibraz edilmediği, daha önce bazı para yatırma işlemlerinin iddia edildiği şekilde yapılmış olmasının dava konusu paraların da hesaba yatırıldığı sonucunu doğurmadığı, davacı vekilinin bu yöndeki iddialarını kanıtlayamadığı, davalı ...’nun banka çalışanı olduğunun kanıtlanamadığı,
davalı ...’in banka çalışanı olmadığının ve bu hususun davacı tarafından da bilindiğinin cevap dilekçesinde beyan edildiği ve mahkemece de kabul gördüğü, davacının davalı ...ile şahsi ilişki içinde olup, eski bir banka müdürü olarak bankalarda hangi koşullarda personel istihdam edileceğini bilmesi gerektiği, dosyaya ibraz edilen belgelerden davalı ...’in davacının şahsi para işlerini takip ettiğinin anlaşıldığı,
davalı ...’in davalı ...’ın da şahsi işlerini takip etmesinin de BK’nun 55. maddesi anlamında davalı bankayı sorumluluk altına sokmayacağı, davacının dosyaya ibraz ettiği talimatların dava konusu paraların davalı ...’a verilmesi yönünde bir ibare içermediği, bu paraların davalı ...’a verildiğine dair de belge ibraz edilmediği, davalı ... davacıdan aldığı tüm paraları davalı ...’a verdiğini iddia etmiş ise de bu konuda herhangi bir delil ibraz edilmediği,
dava konusu paranın davalı ...’e verildiği talimat ve dava dışı ...Menkul Değerler A.Ş’ye ait tediye makbuzları ile sabit ise de bu paraların hangi amaçla davalı ...’e verildiğinin belli olmadığı, davalı ...’a teslim edilmek ve davacı hesabına geçirilmek üzere ödendiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı T.C. Ziraat Bankası ve davalı ...’e yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı ... yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, davalı banka müdürü ve davalı banka çalışanı olduğu iddia edilen gerçek kişi davalıların, davacının talimatına aykırı davranarak davalı bankadaki hesabına yatırılmak üzere verilen paranın zimmete geçirilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ...’in davacıdan aldığı tüm paraları davalı ...’a verdiğini iddia etmiş ise de bu konuda herhangi bir delil ibraz edilmediği, dava konusu paranın davalı ...’e verildiği talimat ve dava dışı ...Menkul Değerler A.Ş’ye ait tediye makbuzları ile sabit ise de bu paraların hangi amaçla davalı ...’e verildiğinin belli olmadığı, davalı ...’a teslim edilmek ve davacı hesabına geçirilmek üzere ödendiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın davalı ... dahil tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı ... vekili mahkemeye verdiği 20.02.2006 tarihli cevap dilekçesinde, müvekkilinin davalı ... ile daha önceden tanıştığını, 1999 yılından beri davalı ...’ın para transferlerini yaptığını, bu iş karşılığında da davalı ...’dan aylık 350.000.000 TL ücret aldığını, davacı vasıtasıyla gönderilen paraların tamamını davalı banka müdürü ...’a teslim ettiğini savunmuştur.
Davacı tarafın ibraz ettiği 23.08.2004 ve 24.08.2004 tarihli talimat yazısı ve dava dışı ...Menkul Değerler A.Ş’ye ait tediye makbuzları doğrultusunda davacı ve davalı ... anılan belgelerde yazılı paranın davalı banka müdürü ...’e verilmesi için alındığı hususunda uyuşmaktadırlar. Buna göre davalı ... bu parayı alıp talimata göre hareket ederek diğer davalı ...’a verdiğini kanıtlamadıkça söz konusu paradan sorumludur.
Bu husus nazara alınmadan yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/8960, K. 2010/463, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama