KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9252 E., 2010/4910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 13/03/2008 tarih ve 2006/44-2008/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davacı ve karşı davalı vekili Av. ... gelip, davalı ve karşı davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin donatanı olduğu RAVAN RİVER gemisinin İstanbul boğazından Karadeniz istikametine giderken Kızkulesi yakınında önüne aniden çıkan davalıya ait CADDEBOSTAN isimli vapur ile çatıştığını, geminin kazanç kaybı ve maddi hasar miktarının tesbitinin mahkeme aracılıyla yapıldığını ileri sürerek toplam 322.435.56 USD ve 20,517 Euro’nun kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline, CADDEBOSTAN gemisi üzerine kanuni rehin ve hapis hakkının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili, TDİ ile müvekkili arasında 15.03.2005 tarihinde devir protokolünün düzenlendiğini, 15.2.2006 dava tarihinde geminin malikinin müvekkili olduğunu, dava tarihinden önce devir olduğundan HUMK.186. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, ıslah yolu ile dahi tarafın değiştirilemeyeceğini, çatma olayında tarafların eşit kusurlu olmalarının gerektiğini, tüm zarar kalemleri için hesap edilen miktarı kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TDİ vekili, müvekkili kuruluşun şehir hatları işletmesine ait gemilerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devir edildiğini, bu nedenle müvekkiline husumetin düşmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında da, CADDEBOSTAN gemisinde meydana gelen hasar miktarı olan 103.965,56 YTL’nin faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile 107.149,34 USD’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın da kısmen kabulü ile 42.155,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı TDİ vekili ile davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı para üzerinden yapılan harcamaların yabancı para üzerinden hüküm altına alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı TDİ vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen hasar ve kazanç kaybının tahsili ile kanuni rehin ve hapis hakkının tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait gemide meydana gelen hasarın tesbitinde Romanya’da yapılan tamire ilişkin olarak kesilen 31.1.2005 tarih ve 32 nolu 1.700 USD bedelli faturanın davaya konu çatma ile ilgili olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmasına rağmen, geminin kazanç kaybının hesabında Türkiye’de yapılan tamir süresi 6 gün esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Oysa Romanya’da yapılan tamire ilişkin fatura, yapılan tamirlerin gözden geçirilip rötuşlanarak, kaplama levhasının eklerinin ayarlanmasına ilişkin olup, mahkemece anılan işlemlerin yapılması sırasında geminin seferden men edilip edilmediği dolayısıyla geminin kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu olay 20.01.2005 tarihinde meydana gelmiş, dava 15.02.2006 tarihinde açılmıştır. Dosyada bulunan davalı TDİ ile ... arasında geminin devrine dair düzenlenen devir protokolü 15.03.2005 tarihinde, teslim 31.03.2005 tarihinde yapılmış olup, dava tarihinde gemi sicilinde de devir yapılarak malik ... olmuştur. Dava, TDİ aleyhine açılmış, bilahare davalı ... Başkanlığına teşmil edilmiştir.
TTK.'nun 1235/9. maddesi uyarınca davacının gemi alacaklısı hakkı olup, gemi alacaklılarının TTK.'nun 1236.maddesi hükmü uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı vardır. Bunun gemi siciline tescili de zorunlu değildir. Böyle bir durumda gemi iyiniyetli üçüncü şahısların eline geçse bile rehin hakkı devam eder. Gemi satılsa ve üçüncü şahıs bu bedeli satıcıya ödese bile gemi alacaklısı bu gemiyi sattırır ve alacaklarını gemi bedelinden alır.
Dava konusu olayda, davacı hem tazminat hem de kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasını talep etmiştir. Bu durumda, davacının 20.01.2005 olay tarihi tarihinde gemi alacaklısı ve gemi rehni hakkı doğduğundan o tarihte malik olan TDİ aleyhine dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamakla beraber, dava tarihinde malik olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı dava açılmamıştır.
Her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere gemi alacaklısı hakkı gemiyi takip eder ise de, dava dilekçesi ile ... aleyhine dava açılmadığından yargılama sırasında husumet yöneltilmesi ıslahla dahi taraf değiştirilemeyeceğinden mümkün değildir. Bir başka deyişle, ... aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı TDİ vekilinin temyiz itirazlarına gelince; olay tarihi itibariyle malik olan bu davalı hakkında açılan dava usulüne uygun olduğundan bu davalı tarafından açılan karşı davanın görülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, geminin tamirini bu davalının yapması ve masraflarında bu davalının mal varlığından çıkması nedeniyle karşı davada hüküm altına alınan miktarın bu davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... lehine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karşı davanın kısmen kabulü nedeniyle hükmedilen avukatlık ücretinin de davalı TDİ’ye verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9252, K. 2010/4910, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama