KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9402 E., 2010/1100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2006/1340 - 2008/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan işyerinin davalıya ait binada çıkan yangın sonucunda uğradığı 1887.45 YTL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı bina malikinin hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.887.45 YTL asıl alacak ve 295,18 YTL faiz alacağı üzerinden kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava TTK 1301 maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuen alacak davası olup davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi hükmüne göre muhatabın adresinde bulunmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir ve memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Davada davalıya yapılan tebligatta tüzüğün bu hükümlerine riayet edilmediğinden davalıya yapılan tebligat geçersiz olup, bu itibarla HUMK'nun 73 ncü maddesine aykırı olarak verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu anlamda gerek gösterilmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9402, K. 2010/1100, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama