KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9411 E., 2010/672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.11.2006 tarih ve 2000/795 - 2006/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin aldığı kredinin borcunu ödemediğini ileri sürerek, 7.556.934.000.-TL alacağın ihtar tarihi olan 05.05.2000 tarihinden itibaren % 15 gecikme faizi ve % 8 cezai şart ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, dava tarihi itibariyle ana para, aylık % 15 gecikme faizi ve % 8 cezai şart toplamı olan 6.633.95 YTL davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bu meblağın tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; dava tarihi itibariyle hesabın kat edildiği kabul edilerek, bu tarih itibariyle hesaplanan alacağın tahsiline hükmedilmekle yetinilmiş olup, davacının dava tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek temerrüt faizi istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi nedeniyle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9411, K. 2010/672, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama