KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9437 E., 2010/913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2008 tarih ve 2006/88-2008/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı borçlu ... ile imzalanan “Ferdi Özel Kredi Sözleşmesi”nin kefilleri olduklarını, asıl borçlu ile davalılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmış olduğunu ve takip sonunda rehin açığı belgesi alındığını, alınan rehin açığı belgesine dayalı olarak davalılar hakkında icra takibine geçildiğini ancak davalıların takibe haksız itirazıyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali istemiyle açılan dava yargılama sırasında ıslahla alacak davasına dönüştürülerek 11.493,31 YTL alacağın ana para 951,66 YTL üzerinden ve temerrüt tarihi olan 03.02.1999 tarihinden itibaren işleyecek % 180 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen 09.11.2007 tarihli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 49,92 YTL asıl alacak, 579,86 YTL işlemiş faiz ve 28,89 YTL BSMV olarak toplam 658,77 YTL davacı alacağının sadece asıl alacağın ıslah tarihi olan 21.06.2006 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 09.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda banka tarafından gönderilen ihtarname üzerinde tebliğ edildiğine dair bir şerh bulunmadığından davalıların temerrüdü icra takip tarihi olan 09.03.1999 tarihinden itibaren başlatılmıştır.Banka tarafından dava dışı borçlu ve davalı kefillere 03.02.1999 tarihinde noter kanalı ile ihtarname gönderilmiş olmasına göre mahkemece bu ihtarnamenin davalılara tebliğ tarihinin araştırılması, davalılara tebliğ edilmemiş olması veya tebliği hususunun belirlenememesi halinde ise bu kez de dava dışı borçluya tebliğ tarihinin araştırılması,
kefalet limiti dahilinde kefilin asıl borçlunun temerrüdünün sonuçlarından da sorumlu olması sebebiyle borçluya tebliğ edildiği tarihin davalı kefiller yönünden de göz önünde bulundurulması gerekmekle temerrüt tarihinin buna göre belirlenmesi, tebliğ tarihlerinin belirlenememesi halinde takip tarihi olan 09.03.1999 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekirken anılan araştırma yapılmadan takip tarihi olan 09.03.1999 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davanın yargılama sırasında yapılan ıslah ile alacak davasına dönüştürülerek ana paranın temerrüt tarihinden itibaren akdi faiz oranı ve faizin % 5’i oranında BSMV ile birlikte tahsili istenmiştir. Davaya konu borcun tahsili amacıyla menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip sonucu rehinli aracın satışından elde edilen bedel 05.08.1999 tarihinde tahsil edilmiştir.
Bu durumda tahsil edilen tutardan 05.08.1999 tarihi itibariyle Borçlar Kanunu 84 ncü maddesi uyarınca öncelikle birikmiş faiz ve masrafların mahsup edilmesi, bu şekilde yapılacak hesaplama sonucu bulunacak asıl alacak tutarının 05.08.1999 tarihinden itibaren yürütülecek akdi temerrüt faiziyle tahsiline ve bu faize ilişkin BSMV’nin hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerekirken, istemin alacak davasına dönüştürüldüğü gözetilmeden yazılı şekilde akdi temerrüt faizinin 14.12.2005 tarihine kadar uygulanması sonucu bulunan işlemiş temerrüt faizinin ve bu faize ilişkin BSMV’nin hüküm altına alınması,
asıl alacağın ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, bilirkişi raporunda gösterilmiş bulunan icra harç ve masrafların hangi icra takip dosyasına ilişkin olarak yapılmış bulunduğunun tespit edilerek sonucuna göre davalıların bu tutardan sorumlu olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9437, K. 2010/913, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama