KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9585 E., 2010/1094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Adıyaman Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 tarih ve 2007/80-2008/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketçe işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkile ait işyerinde 22.11.2005 ve 25.11.2005 tarihlerinde piyasa değeri 13.000,00 YTL olan eşya çalınmasıyla oluşan rizikonun yapılan başvuruya karşın tazmin edilmediğini ileri sürerek, 6.500,00 YTL riziko bedelinin davalıya faiziyle birlikte ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hırsızlık Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın A.4. maddesine göre ek sözleşmeyle teminata dahil edilebilecek teminat dışı hallerin sayıldığını, bunlardan birinin de sigorta sözleşmesinde gösterilen yerlerin içinde aralıksız 30 günden fazla kimsenin bulunmaması hali olduğunu, davacının işyerinin taşıyıcı kolonların kırılması üzerine belediyece verilen 15.08.2005 tarihli tahliye kararından sonra işyerinin boşaltıldığı, hırsızlık olayının meydana geldiği tarihlerde işyerinde 30 günden fazla kimse bulunmadığından rizikonun teminat dışı olduğunu, ayrıca ihbar yükümlülüğüne, işyeri değişikliğine ve zorunlu önlemlere ilişkin yükümlülüklere uyulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalanan yerlerin içinde 30 günden fazla kimsenin bulunmaması halinden yararlanarak gerçekleşen hırsızlık rizikosunun teminat kapsamı dışında olup ancak ek sözleşme ile sigorta kapsamına dahil ek klozla teminat kapsamına alınmayan rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak mahkemece 6.500 YTL üzerinden açılan davanın reddine karar verildiği halde karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 780 YTL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken “Bir dilekçe yazma ücreti olan 130 YTL” hükmedilmesi doğru değilsede yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9585, K. 2010/1094, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama