KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9644 E., 2010/733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Aksaray Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Aksaray Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aksaray Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2008 tarih ve 2003/37-2008/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davanın davacıları vekili, müvekkillerinin davalı şirketlere ortak olduklarını, ellerinde bu durumu gösterir makbuz ve hisse senetleri numaralarının bulunduğunu, kar payı dağıtımına karar verildiğini, bazı müvekkillerinin hisse oranlarının açıklanmadığını, bazılarının ise ellerindeki belgelerle kayıtlar arasında çelişki olduğunu ileri sürerek, sahip oldukları belgeler uyarınca davalı şirketlerdeki hissedarlık ve sermaye miktarlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılardan davalılara ortak olmaları için usulsüz şekilde paralar toplandığı, ne kadar pay sahibi olduklarını bilmedikleri, defter ve kayıtların sağlıklı tutulmadığı, başvuruların cevapsız bırakıldığı, davacıların bu nedenle davalarında hukuki yararlarının bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davalı şirketlerdeki paydaşlığın ve pay miktarlarının tespiti istemlerine ilişkindir. Asıl ve birleşen davanın davacıları vekili, müvekkillerinden ortak kaydedilmek amacıyla paralar toplandığını, belgeler verildiğini, ellerindeki belgeler ile davalıların kayıtlarının tutmadığını, bazı müvekkillerinin ise ortak olarak görünmediklerini ileri sürerek, paydaşlığın ve pay adetlerinin tespitini istemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılardan makbuzlar karşılığı paralar toplandığı, davalı şirketler ile bağlantılı başka şirketlere ortak kaydedildikleri açıklanmıştır. Mahkemece, bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir. Ancak, asıl ve birleşen davada davalılar arasında yer almayan ... Gıda A.Ş. hakkında da hüküm kurulmuştur. HUMK.nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.
Ayrıca, bir davada hükmün ancak davada taraf olanlar için tesis edileceği, taraf olmayan hakkında hüküm kurulmayacağı tartışmasızdır. Öte yandan, aynı Yasa’nın 74 ncü maddesi uyarınca talepten fazlaya karar verilmesi de doğru değildir. Bu durum karşısında, davada taraf olmayan şirket hakkında da hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9644, K. 2010/733, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama