KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/9917 E., 2010/1151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.02.2008 tarih ve 2007/256 - 2008/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 5 adet emtianın davalı tarafından Los Angeles’ten Türkiye’ye taşındığını, yükün 4 paletinin 16.10.2003 tarihinde 1 paletinin ise 24.10.2003 tarihinde getirildiğini, malın bölünmesinden ve geç tesliminden dolayı zararın oluştuğunu, eksik gelen palet yüzünden depoda bekleyen emtianın yüksek depo ücreti ödenerek çekildiğini ileri sürerek, 2.300.000.000.-TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gönderimin iki farklı tarihte gelmesinden dolayı uğranılan bir zarar bulunmadığını ve yükün davacı tarafından keyfi olarak çekilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı vekilinin bilirkişi raporuna yaptığı itirazların değerlendirilerek, alıcının bölünerek getirilen yükü ayrı ayrı çekebilmesinin imkân dâhilinde olup olmadığı, iki parti halinde çekilmesi durumunda işin özelliği gereğince yapılabilecek resmi ve özel masrafların depoda bekleme nedeniyle tahakkuk edecek ücrete göre kıyaslanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve davaya konu miktarın nasıl hesaplandığının rapordan anlaşılamadığı, makul süreden sonrası için fazla bekleme nedeniyle depo ücretinin belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan ek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9917, K. 2010/1151, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama