KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10001 E., 2011/3786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.04.2009 tarih ve 2008/39-2009/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dedesi Hasan Fehmi’nin 1915 yılında Galata’da muhallebicilik ve süt ürünleri işi yapmaya başladığını, Soyadı Kanunu ile birlikte “Özsüt” soyadını alarak bu soyadını fiilen işletme adı olarak kullandığını, “Özsüt” isim ve markasının müvekkiline geçmişten gelen bağlarla sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve tüm ülkede tanındığını, “Hacı ...
Karaköy Muhallebici Kuruluş 1915” markanın tesciline karar verildiğini, “Özsüt” ibareli başvuru hakkındaki tescil isteminin ise henüz sonuçlanmadığını, buna rağmen 556 sayılı K.H.K.’nin 7/1(b) ve 8 1(b) maddelerine aykırı olarak “Şekil ve Özsüt” ile “Şekil ve Özsüt Sefer Usta” markalarının davalı adına tescilinin yapıldığını ileri sürerek,
söz konusu markaların 556 sayılı K.H.K.nin 42 nci maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile de davadaki taleplere ek olarak davalının müvekkilinin markalarına yaptığı tecavüzün ve bu yolla ortaya çıkan haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu müvekkili şirkete ait marka tescil talepleri ile ilgili olarak TPE nezdindeki işlemlerin halen devam ettiğini, bu nedenle markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiş ve ıslah yolu ile davacının istemini genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlük isteminin reddine ilişkin kısmın Yargıtay bozma ilamı dışında bırakılması nedeniyle kesinleştiği, davalının marka tescili için yaptığı başvuru işlemlerinin devam ettiği, tescilin gerçekleşmesi halinde davalı markasının 556 sayılı KHK’nun 9. madde belirlenen korumadan yararlanacağı, davalının tescil başvurusu yargılama sırasında sonuçlanarak markanın davalı adına tescil edilmesi nedeniyle eylemin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10001, K. 2011/3786, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama