KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10017 E., 2011/2740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.04.2009 tarih ve 2008/55-2009/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 9 yıldır tescilli olarak ticaret unvanında kullandığı OMK markasını, davalının ticaret unvanında, faturalarında, internet sitesinde ve benzeri yerlerde kullandığını, müvekkilinin OMK markasını sektöründe tanınmış bir marka haline getirdiğini, müvekkilinin, davalının söz konusu markayı kullandığını öğrenmesi üzerine ihtarname ile marka hakkına tecavüze son vermesini istediğini, davalının bu ihtarnameye olumlu cevap vermesine rağmen belirtilen markayı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, OMK ibaresinin davacının ticaret unvanı ve markasında bulunduğu bilinmeden müvekkili tarafından farklı ilde tescil edildiğini ,müvekkilinin kötü niyetli olmadığını ve haksız rekabet kastının bulunmadığını, davacı tarafın ihtarnamesinin tebliği üzerine dava açılmadan unvanın değiştirilmesi için gerekli müracaatın yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticaret unvanının kısaltması olan OMK ibaresini 12.01.1995 yılında ticaret siciline kaydettirdiği, OMK+şekilden ibaret markayı da 27.10.1999 yılında tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30.03.2006 yılında tescil edildiği, davalının ticaret unvanının yer aldığı fatura, yazışma, emtia ve tanıtımlarda OMK ibaresini öne çıkardığı, ticaret unvanının diğer sözcüklerinden ayrı ve baskın karakterli harflerle yazdığı, tarafların iştigal konularının aynı olduğu, bu haliyle davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu,
davalı unvanını 29.05.2008 tarihinde değiştirmiş ise de, tecavüz eyleminin dava tarihi itibariyle değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, mahkeme kararının ulusal bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10017, K. 2011/2740, 15 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama