KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1061 E., 2010/6910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2008 tarih ve 2005/608-2008/338 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli bulunan “TELEFLOR” ve “TELEFLORA” markalarına tecavüz edecek şekilde davalının ticaret unvanında ve kartvizitleri ile internet sayfasından TELEFLOR ibaresini kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının markaya tecavüzünün men’i ile 10.000 YTL maddi ve 90.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil, müvekkilinin anılan ibareyi davacıdan evvel marka olarak kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının anılan ibareyi kullanmada öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait markaya tecavüzün men’i ve tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, “TELEFLOR” ibaresinin tescilsiz marka olarak davalının davacıdan daha önce kullandığı ve bu kullanımın halen devam ettiği, davacının ise davalı tarafından daha önceden kullanıldığını bildiği bu markayı kendi adına tescil ettirmesinde iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davaya konu markaların davalı tarafından tescilsiz olarak önceye dayalı kullanımın mevcut olması nedeniyle bu ibareler yönünden hak sahibi olduğu, davacının da anılan ibareleri adına tescil ettirmiş olması nedeniyle koruma süresi boyunca hükümsüz kılınmadığı sürece tescilli markayı kullanmakta haklı olduğu kabul edilerek bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın, davacı markaları hakkında açılmış bir hükümsüzlük davası olmadığı ve gerekmediği halde davacının kötüniyetli olduğuna ilişkin gerekçeye yer verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1061, K. 2010/6910, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama