KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/10687 E., 2011/4189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Mahkemesi’nce verilen 29.04.2009 tarih ve 2007/250 - 2009/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "ŞİRVAN" unvanını kullanarak ticaret yaptığını ve bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının ise müvekkiline ait müşteri çevresinden yararlanmak ve haksız menfaat sağlamak için mamullerinde "ŞİRVAN" markasını unvan olarak kullanmaya başladığını, mağaza açarak haksız rekabet ortamı yarattığını, tüketiciler nezdinde iltibas ve karışıklığa neden olduğunu, bunun TTK'nun 57/4. maddesi anlamında bir haksız rekabet ve 556 sayılı KHK’nin 9. maddesi anlamında markaya tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zararının meydana geldiğini ileri sürerek,
davalının ŞİRVAN sözcüğünü kullanmaması ve muarazanın men’ i için tedbir kararı verilmesini, davalının ŞİRVAN markasına tecavüzünün durdurulmasını, önlenmesini, davalının işyerinde ŞİRVAN sözcüğünü taşıyan reklam, levha, pano ve tabelalar ile bu sözcüğün mağaza girişinden ve unvanlarından silinmesini, ŞİRVAN markasını taşıyan eşya, araç, gereç, makine gibi vasıtaların üzerindeki ŞİRVAN sözcüğünün silinmesini ve bunlara el konularak mülkiyet hakkının müvekkiline geçirilmesini, 15.000 TL manevi, 25.000 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte tahsilini,
davalı tarafından ŞİRVAN sözcüğünün marka olarak tescil edilmesi halinde bu belgenin hükümsüzlüğünü, verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinin netice bölümündeki ŞİRVAN sözcüğünün "Şirvan Halı Sarayı" olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının markasının tek başına ŞİRVAN sözcüğü olmayıp, ŞİRVAN HALI SARAYI biçiminde olduğunu ve bu ibarenin üzerinde de küçük bir logo olarak Ş/H ibaresinin bulunduğunu, ŞİRVAN’ın, Siirt ilinin bir ilçesi olduğunu ve bu adın davacının tekeline verilemeyeceğini, davalının uzun yıllar davacının marka tescilinden önce ŞİRVAN Halı ve Ev Gereçleri Ltd.Şti. unvanını kullandığını, buna rağmen davacının tescilinden sonra basiretli bir tacir gibi hareket ederek unvanını değiştirdiğini ve ŞİRVAN Alışveriş Merkezleri Ltd.Şti. unvanını aldığını, davacının faaliyet alanları ile müvekkilinin faaliyet alanının farklı olduğunu, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını, müvekkilinin tescilli ticaret unvanını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının ŞİRVAN HALI-... biçiminde 1979 yılından bu yana ticaret unvanı tescili mevcut ise de, davalının dava tarihi olan 18.10.2007 tarihinden önce ticaret unvanını ŞİRVAN Alışveriş Merkezleri Ltd.Şti. biçiminde değiştirdiği, davacının markasının ŞİRVAN sözcüğünden ibaret olmayıp "ŞİRVAN Halı logosundan oluştuğu, bu nedenle tek başına ŞİRVAN sözcüğü için koruma talep edemeyeceği, davacının markasının tescil edilmiş haliyle davalı tarafından, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullanılmasının söz konusu olmadığı,
jenerik olması nedeniyle tek başına ŞİRVAN sözcüğünün tescil kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından davacıya koruma sağlamayacağı, davalının davacının markasını bir bütün olarak markasal bir biçimde kullanmasının da sözkonusu olmadığı, davalı tarafından ticaret unvanının kullanılmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanındaki "Şirvan" sözcüğü nedeniyle davacı markasına yapılan tecavüzün önlenmesi, davalının ticaret unvanından bu sözcüğün silinmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yukarıda anlatılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı "Şirvan Halı-..." şeklinde işletme adını 15.10.1979 tarihinde tescil ettirmiş olup, 20.05.2006 tarihinde 26.09.2003 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle geçerli olmak üzere "Şirvan Halı Sarayı + ş/h" markasını adına tescil ettirmiştir.
Davacı tescilli markasına dayalı olarak davalının unvanının terkinini istemekte olup, marka ve unvanın esas unsuru "Şirvan" sözcüğü olduğundan, koşulları oluştuğunda TTK'nun 57/5. maddesi uyarınca unvan terkinini istemesi mümkündür. Ancak davalı, "Şirvan" esas unsurlu "Şirvan Halı ve Ev Gereçleri Ltd.Şti." unvanını 19.09.1996 tarihinde tescil ettirdiği, işbu davanın ise 18.10.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı 11 yıllık sürede "Şirvan" sözcüğünü içeren unvanı kullanmış olup, davacı bu duruma uzun süre sessiz kalmıştır. Bu durumda MK'nun 2. maddesi hükümleri de nazara alındığında işbu davanın dinlenmesi mümkün değildir.
Mahkemece, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru görülmemişse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçe kısmının HUMK'nun 438/son maddesi gereği değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/10687, K. 2011/4189, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama