İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1088 K.2010/11926

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2008 tarih ve 2004/101-2008/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan ... Tur.ve Tic.A.Ş., ... ve ...vekilleri…

Esas2009/1088Karar2010/11926Tarih23 Kasım 2010Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/1088 E., 2010/11926 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2008 tarih ve 2004/101-2008/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan ... Tur.ve Tic.A.Ş., ... ve ...vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalılardan ...

Tur.A.Ş., ..., ... geldi, davetiye tebliğine rağmen ... vekili ve ... vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ... A.Ş.’nin asıl borçlu ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları genel kredi sözleşmesi kapsamında müvekkili bankanın tazmin ettiği teminat mektubu nedeniyle doğan alacağı davalıların ödemediklerini, belgelerin asıllarının davacıda bulunmadığını, dava tarihi itibariyle anapara, faiz ve BSMV toplamı olan 38.029.262.773 TL’nın dava tarihinden itibaren yıllık % 112,5 teminat faizi, faize ilişkin yıllık % 5 BSMV ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, imza inkarında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, imza inkarında ve zamanaşımı savunmasında bulunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar vekili, zamanaşımı ve esas yönden davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların mektup tazmin tarihi olan 21.01.1994 itibariyle temerrüde düştükleri, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, ikinci alacaklılar toplantısında % 112,5 oranında temerrüt faizi kararlaştırıldığı, 07.02.1994 de kısmi ödeme yapıldığı, bu tarihi itibariyle 2.906.79 TL asıl alacak, 33.282.81 TL temerrüt faizi, 1,664.14 TL de faizin gider vergisi olmak üzere toplam 37.853.75 YTL alacağın bulunduğu, dava dilekçesinde masraf talebinin yer almaması nedeniyle ek bilirkişi raporundaki masraf hesabına itibar edilmediği,

sözleşmenin sadece 1 nci ve son sayfalarının fotokopileri sunulup, asılları ibraz edilmediğinden imza inkarında bulunan davalılardan... ve... bakımından imza incelemesi yapılması olanağının bulunmadığı, davacının atiye terk beyanına bu davalıların muvafakat etmedikleri gerekçesiyle, bu davalılar bakımından kanıtlanamayan davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş., ... ve ...vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı bankanın keşide ettiği teminat mektubunu tazmin etmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle doğduğunu iddia ettiği ana para, temerrüt faizi ve BSMV toplamı olan 38.029.262.773 TL’nın dava tarihinden itibaren yıllık % 112,5 temerrüt faizi, faize ilişkin yıllık % 5 BSMV ile birlikte davalılardan asıl ve borçlu şirket ile müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan diğer davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Dava dilekçesinin başlık kısmında yer alan konu bölümünde anapra, temerrüt faizi, masraf ve BSMV’nin her birinin açılımı yapılmadan toplamı olduğu belirtilen 38.029.175.646 TL’nın tahsili istenilmiş olup, dava dilekçesinin anlatım bölümünde ve talep sonucu kısmında ise ana para, temerrüt faizi, BSMV’nın her birinin ayrı ayrı meblağları gösterilip toplam olan 38.029.262.773 TL’nın tahsili istenilmiş ve masraf kalemi dahil edilmemiştir. Bu durumda, talep sonucu ve bununla örtüşen anlatım bölümü karşısında, davacının masraf kalemine ilişkin bir talebinin bulunmadığı sonucuna varan mahkemenin bu yorumu isabetli olup, davacının aksi yöndeki temyiz itirazları isabetsizdir.

Diğer yandan, teminat mektubunun tazmin tarihi olan 21.01.1994 tarihini 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak alan mahkemenin bu kabulüne göre zamanaşımı, 19.02.2004 tarihinde açılan dava tarihi itibariyle dolduğu halde, mahkeme bu sürenin dolmadığı sonucuna varmıştır.

Ne var ki, davanın açılmasından sonraki dönemde davacı 05.06.1995 tarihi itibariyle iflas etmiş olup, müflisin davacı olduğu hukuk davalarının ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına ve dava durduğu sürece zamanaşımı sürelerinin işlemeyeceğine dair İİK’nun 194 ncü maddesi karşısında, somut olayda 29.04.1997 tarihinde yapılan ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına kadar geçen sürede zamanaşımının işlemeyeceği gözetildiğinde, durma öncesi ve sonrasındaki süreler toplandığında dava günü itibariyle 10 yıllık zamanaşımının dolmadığı sonucuna varılması gerekmektedir.

2003 yılında başlatılan icra takibinin zamanaşımını kestiğini ileri süren davacının bu iddiası, itirazın iptali, davasının açılmaması karşısında, takibin zamanaşımını kesmesi olgusunun da hükümsüz kalması nedeniyle gerekçe olarak isabetsizdir.

Davacının kredi sözleşmesine dayalı olarak tazmin ettiği teminat mektubundan doğan alacağının, cari hesap şeklinde işletilmesi mümkün olmadığından, TTK’nun 99 ncu maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımının bu davada uygulanması gerektiğini savunan davalıların bu savunma ve temyiz itirazları da doğru değildi. Bu durumda, mahkemece, zaman aşımı savunmalarının reddi ile davanın esasına girilmesi, bu açıklamalar desteğinde ve ışığında doğru olmuştur.

Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılardan ... A.Ş., ... ve ...vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davalılardan ...

A.Ş., ... ve ...vekilleri, davacının teminat mektubunu tazmin ettiği 21.01.1994 tarihinden 15 gün sonra ipoteği 3 ncü kişiye temlik etmesinin ve 3 ncü kişinin de ipoteğin fekkini istemesinin, dayandığı alacak ile beraber temliki mümkün olan ipoteğin dayandığı alacağı davacının tahsil ettiğinin karinesini oluşturacağını, davacının bunun aksini kanıtlaması gerektiğini yanıt dilekçesinde savunduğu halde, savunmanın bu yönü üzerinde bilirkişi asıl ve ek raporun da durulmadığı gibi, mahkemece de tartışılmamıştır.

Bu savunmaya davacı 10.05.2004 tarihli dilekçesinde cevap vermiş ve ipoteğin temlikinin davalıların tüm borcunun ödenmediği anlamına gelmeyeceğini, zira ipoteğin teminat mektubunun tazminine neden olan risk yanında başta TL ve döviz kredilerinin riski için de tesis edildiğini ileri sürmüştür. Bu itibarla savunmanın bu yönü üzerinde durulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Öte yandan, davacının ikinci alacaklılar toplanmasında Türk Lirası alacaklar için yıllık % 112,5 oranında temerrüt faizi kararlaştırılmış olup, talep dahi buna göre oluşturulmuştur. Mahkemece, bu orana göre hesap yapan ve bu oranın mevcut piyasa koşullarına göre makul olduğu görüşünü bildiren bilirkişi raporuna somut bir gerekçe gösterilmeden itibar edilmiştir.

Oysa, kredi sözleşmesinin 1 ve son sayfaları dışında kalan sayfaları ibraz edilemediğinden, davacının temerrüt tarihinde geçerli emsal kredi sözleşmelerinde uygulandığı temerrüt faizi oranı tespit edilip, buna göre hesaplama yaptırılması gerekirken ikinci alacaklılar toplanmasında tek taraflı olarak belirlenen ve ilke olarak borçluları bağlaması mümkün olmayan temerrüt faizi oranın, tespit edilecek temerrüt faizi oranından fazla olup olmadığı ortaya konulmada, bu oranın hükme esas alınması da eksik incelemeye davalı olup, hükmün bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılardan ... A.Ş., ... ve ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... Tur.A.Ş., ..., ...'a verilmesine, Bankalar Kanunu’nun 4672 sayılı yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davacı Marmara Bank A.Ş.' den harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1088, K. 2010/11926, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/1088
Karar No
2010/11926
Tarih
23 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1090 K.2010/12027
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/1093 K.2010/11893
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/1097 K.2010/11837
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/1097 K.2010/7523
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/1116 K.2010/16352
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/1116 K.2010/18430

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.