KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11291 E., 2011/3628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2009 tarih ve 2008/596-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hurda malzemenin taşınmasına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözleşmenin ifası sırasında müvekkili yüklenicinin bazı çalışanlarının taşınan emtianın bir kısmını hurdacılıkla uğraşan kişilere sattığından bahisle haklarında nitelikli güveni kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığını, davalının ise bu ceza davasını gerekçe göstererek sözleşmeyi feshedip 149.400,00 TL'lık teminatı irat kaydettiğini, sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayanmadığını ileri sürerek, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile 149.400,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hurda emtiasının taşınması sırasında değerli metallerden oluşan emtianın değersiz metallerle değiştirildiğine dair nitelikli güveni kötüye kullanma suçundan davacı çalışanlarının da içinde bulunduğu 11 kişi hakkında ceza davası açıldığı, TTK'nun 782 ve 784. maddeleri uyarınca davacının yardımcıları, kendi yerine geçen taşıyıcılar ve emtianın taşınmasını kendilerine bıraktığı kişilerin eylemlerinden kendi kusuru gibi sorumlu olduğu,
4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25/c maddesi uyarınca “işin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme, araç veya usuller kullanmak, fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik, hatalı veya kusurlu imalat” yapmaktan bahsedildiği,
taraflar arasındaki sözleşmenin 24/b maddesinde, sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 Sayılı Kanunun 25. maddesinde belirtilen yasak fiil ve davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde protesto çekmeye hacet kalmaksızın teminatlar irat kaydedilerek sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiği ve davalının çalışanlarının değerli metallerden oluşan hurda emtiasını değersizleri ile değiştirme eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11291, K. 2011/3628, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama