KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11626 E., 2011/10702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/804 Esas sayılı dosya
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/04/2009 tarih ve 2004/1046-2009/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bozmaya uyularak,
duruşma için belirlenen 20/09/2011 gününde davacı avukatı ..., davalı birleşen dosya Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.vekili Yusuf Ziya Berk gelip, davetiye tebliğine rağmen diğer davalı ... vekili duruşmaya gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı ..., davalı birleşen dosya Hürriyet Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş.vekili dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...’in davalı şirketin (1000) TL itibari kıymete sahip 5 adet (B) grubu kurucu hissesi bulunduğunu, murisin vefatına kadar tüm sermaye artışlarına katıldığını ve tek mirasçısının müvekkili olduğunu, halen hamiline yazılı bu hisselerden 4 adedinin müvekkili elinde bulunduğunu ileri sürerek, bu güne kadar yapılan sermaye artışlarından kaynaklanan veya mevcutla değiştirilen karşılık ve hisse senetlerinin müvekkile verilmesini, bu hisselere karşılık kar payı olarak şimdilik (500.000.000) TL nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının murisinin 11.10.1989 tarihinde (4.500) adede ulaşan hissesini bu tarihten sonra ...’ye devrettiğini ve müvekkil şirkette hissesi kalmadığını, bu tarihten sonra vefat ettiği tarihe kadar herhangi bir müracaatta bulunmayıp genel kurullara katılmadığını, davacının elindeki hisselerin devir sırasında unutulduğu veya geçerliliğini kaybettiği için devralana teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili,müvekkilinin 1994 yılında tüm ortaklık paylarını satarak ortaklıktan ayrıldığını,davacı murisinin hisse senetlerini müvekkiline ciro ederek devredip,devredilmediği konusunda hiçbir bilgiye sahip olmadıklarını kayıtların gazetenin ilgili birimleri tarafından tutulduğunu,murisin bu güne kadar bir hak talep etmediğini belirtmiştir.
Mahkemece davacının murisi ...’in davalı şirketin kurucuları arasında yer aldığı ve 5 adet (b) grubu hamiline yazılı hisse senedinin bulunduğu, zaman içinde 1989 yılında (4.500) paya karşılık gelen nama yazılı pay sahibi olduğunu, bu payların devredilmemiş olması halinde bizzat davacının elinde bulunması ve ibrazının gerektiği,
devreden ile devralan arasındaki uyuşmazlıkların davalı şirkete karşı ile sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.09.1987 tarihli ana sözleşme değişikliği sonrasında şirkete ait tüm hisselerin nama yazılı hale geldiği,iptal edilen B grubu hamiline yazılı hisse senetlerinin geçerliliğinin kalmadığı,davalı şirketin 02.01.1995 tasdik tarihli pay defterinde davacı murisinin ismine rastlanmadığı,bu durumun müteveffanın bahsedilen tarihte davalı şirket hisselerine sahip olmadığı şeklinde yorumlanmasının
gerektiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11626, K. 2011/10702, 22 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama