KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1169 E., 2010/7133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/96-2008/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı ...’in şirket ile ilgili mali görevlerini yerine getirmediğini, SSK’na olan borç nedeni ile şirkete haciz geldiğini, şirketin uzun yıllardır kar etmediğini, devamında yarar bulunmadığını ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, fesih davalarında ortağa husumet yöneltilemeyeceğini, davacının şirket müdürü olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin zarar ettiğini, kendisine ait imzaları taklit ettiğini, davacının şirketin zarar uğramasına neden olduğunu, hiç kimsenin kendi kusurlu davranışlarıyla sebebiyet verdiği olumsuzluklara dayanarak dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin sermayesinin zayi olduğu, borca batık bulunduğu, faal durumda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de davalı, şirketin feshine davacının kendi kusurlu hareketlerinin sebep olduğunu itiraz olarak ileri sürdüğüne göre, anılan husus araştırılmadan hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1169, K. 2010/7133, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama