KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11875 E., 2011/11153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/05/2009 tarih ve 2008/13-2009/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacı avukatı.... ile davalı avukatı .gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1899’da Torino’da kurulmuş bir şirket olduğunu, çeşitli ülkelerde üretim ve satış noktaları olduğunu, Türkiye’de de Tofaş Türk Otomobil Fabrikalarının kurulup, üretim yaptığını, son dönemde, davacının, tüm Dünya’da hafif ticari araç ürünleri ile ilgili hizmetleri ifade etmek için “Fiat Ticari Araçlar” markasını, “Fiat Professional” olarak yenilendiğini ve bu hizmetlerin, “Fiat Professional” marka ve logosu altında toplandığını, bu markanın, İtalya’da 12/06/2007 tarih, 001943 sayı ile tescillendiğini ve aynı markanın, WIPO nezdinde uluslar arası tescilinin de yapıldığını,
bu ülkeler arasında Türkiye’nin de bulunduğunu, markanın web ortamında da bu şekilde kullanmaya başladığını, davalı adına tescilli 172487, 174355 sayılı markalarının da MarkKHK’nin 7/1 – c maddesi uyarınca yaygın olarak kullanılan, tek başına ayırt ediciliği bulunmayan, dolayısıyla, tescil edilmeleri mümkün olmayan sözcükler olduğunu, ayrıca, bu ibareyi içeren birçok dava dışı markaların tescilli olduğunu, öte yandan, müvekkili şirketin, “Fiat Professional+şekil” markası ile karıştırılma ihtimali olduğunu ileri sürerek davalının, TPE nezdinde tescilli 172487 ve 174355 sayı ile kayıtlı “PROFESSIONAL” ve “PROFESYONEL” markalarının,
terkin edilmesini ve müvekkili tarafından, “FIAT PROFESSIONAL+şekil” biçiminde kullanılan markanın, davalı markalarına karşı bir tecavüz ve haksız rekabet yaratmadığının tespitini, bu konudaki davalı muarazasının men edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uzun süre sessiz kalındıktan sonra açılan davanın, hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkili BMC’nin 11 yıldır tescilli olan bu markalarını, ticari hayatta aktif biçimde kullandığını, maruf hale getirdiğini, markaların tescilinin üzerinden bu yana 11 yıl geçtiğine göre, hükümsüzlük tartışması yapılamayacağını, bu davanın, TMK’nin 2. maddesine aykırı olarak açıldığını, aynı sektörü paylaşan tarafların, birbirlerini gayet iyi bildiklerini, davacı ...’ın, “Fiat Professional” ibaresini müvekkilinin markasının tescilli olduğu kamyon ürünlerini kapsayan bir kullanımı olmadığını, hafif ticari araçları kapsadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “Professional” ve “Profesyonel” ibarelerinin davalının markasının ana unsuru olduğu, davalının bu markalara yatırım yaptığı ve tanıtım faaliyetlerinde bulunduğu, ayırt edicilik kazandırdığı, öte yandan, davacının söz konusu markayı kullandığı mal ve hizmetler, hafif ticari araçlarla ilgili olduğu, dava konusu markalar ise 12. sınıfta, kamyon emtiasında tescilli olup iki tarafın markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin hemen hemen aynı olduğu, davacının, artık tescile rağmen davalının izni olmadan bu ibareleri, kendi markasına eklemesi bir kombinasyon ile kullanması,
markaya tecavüz oluşturacağı, bu kullanımın, davacının belirttiği gibi, MarkKHK’nin 12. maddesi çerçevesinde yorumlanabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü isteminin reddine, davacının “Fiat Professional+şekil” ibareli markasının, davalı markasına tecavüz ve haksız rekabet yaratmadığına ilişkin tespit isteminin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11875, K. 2011/11153, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama