KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/11890 E., 2011/4936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karadeniz Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2009 tarih ve 2007/252-2009/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin uzun yıllardır "İstanbul Pastahanesi" ibaresini kullandığını, şirket ortaklarının Kdz, Ereğli’de belirlenen adreste faaliyette bulunmak üzere işletmeyi devrettiğini, yapılan devrin farklı adreste ikinci bir pastahane açılmasını içermediğini, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil etiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, hükmün ilanını, haksız rekabet neticesi davalıların elde etmesi muhtemel görünen menfaatlere karşılık 6.500 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, işletmenin davacı şirket ortaklarınca müvekkillerine tüm hukuki haklarıyla birlikte devredildiğini, aynı isimli ikinci bir adreste şube açtıklarını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,işletme devrinin aksine hüküm bulunmadığı durumlarda işletme adının devrini de kapsadığı, davalıların aynı isimle ikinci bir şube açmalarında hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı taraf dilekçesinde, haksız rekabetin tespiti yanında ayrıca maddi tazminat talebinde de bulunduğuna göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maddi tazminatın reddi yönünden de vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/11890, K. 2011/4936, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama