KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/120 E., 2010/6325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2006/410-2008/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu çeklerin sahte belgelerle alındığını, çeki keşide edenin vekili sıfatıyla hareket eden ... banka personeli ...’ın eşi olup, çek keşidecisi ... ise ...’ın dayısının oğlu olduğu, ciranta ...’ın bu şahısların ticari ortağı bulunup, ...’ın ise daha önce çek yasaklısı olduğu hususlarının öğrenildiğini, banka personelinin de eylemiyle eksik ve sahte belgelerle çek karnesi verilmesi suretiyle müvekkilinin zarara uğratılmasında davalı bankanın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile çeklerden doğan zarar toplamı olan 39.500,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekten doğan alacağını öncelikle çek borçlularından talep etmesi, bu kişiler hakkında yapacağı yasal takibin sonuçsuz kalması halinde müvekkiline başvurmasının mümkün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gerçek sorumlular hakkında yapacağı hukuki başvurunun sonuçsuz kalması halinde meydana gelen zarardan davalı bankanın varsa kusuru oranında sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/120, K. 2010/6325, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama