KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12037 E., 2011/11047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/06/2009 tarih ve 2008/33-2009/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2011 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tescilli 9208 nolu pralin tasarımının müvekkilince yıllar önce kamuya sunulan pralin şeklindeki tasarımına benzediğini, 3996 nolu şeffaf kutu tasarımının ise daha önce kamusal alana giren ve tekel konumu olamayacak tasarım niteliği taşıdığını ileri sürerek, davalı tasarımlarının hükümsüzlüğünü, davalının haksız rekabetinin tespitini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırtedici olduğunu, tescilli tasarımı kullanmanın haksız rekabet iddiasına konu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının 9208 sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmya uyulmuş, bir kez daha davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nun 417 ncü maddesi hükmünce, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekmekte olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın tüm istemleri nazara alındığında davalının yargılama giderlerinin ancak 1/3' ünden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde 4/5 'inden sorumlu tutulması doğru bulunmadığı gibi hükmün (3) ve (4) nolu bendinde maddi hataya dayalı olarak avukatlık ücreti ibaresi yerine bilirkişi ücreti ibaresi yazılması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, söz konusu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12037, K. 2011/11047, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama