KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12167 E., 2010/349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.04.2007 gün ve 2006/259 - 2007/106 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.06.2009 gün ve 2007/11525 - 2009/6891 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... ve ... tarafından keşide edilen 30.01.2004 vade tarihli, 150.000.000.000.-TL bedelli iki adet bononun hamili olan davacının 05.01.2004 tarihinde tahsil ve tahsil edilmemesi durumunda protesto edilmesi için davalı bankanın Gaziantep Şubesi'ne teslim ettiğini, ancak davalının senetlerin protesto edilmesi için öngörülen yasal süreleri kaçırdığını, bu nedenle davacının bonodaki ilgili şahıslara karşı icra takibi yapma olanağının kalmadığını, müvekkilince keşideciler aleyhinde başlattığı icra takibinin semeresiz kaldığını, bankanın ihmali nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek,
senet bedelleri toplamı olan 300.000.000.000.-TL ile 100.000.000.000.-TL manevi tazminatın 30.01.2004 tarihinden itibaren faiziyle ve bilirkişi tarafından hesaplanarak munzam zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu defa davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12167, K. 2010/349, 15 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama