KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12441 E., 2010/2025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.10.2007 gün ve 2005/81-2007/596 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.07.2009 gün ve 2008/4156-2009/8390 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde, müvekkili tarafından yapımı üstlenilen inşaatın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu dönemde meydana gelen sel ve su baskını sonucunda hasarlandığını ileri sürerek, hasar bedeli 9.700 YTL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini istemiş, birleşen davada ise, hakem bilirkişi incelemesi sonucu müvekkili alacağının 21.000 YTL olarak belirlendiğini, bakiye 9.010 YTL’nın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eksper tarafından hasar miktarının 3.333,53 YTL olarak belirlendiğini, davacıya ödeme için iki ayrı gün verilmesine rağmen davacının ödemeyi almaktan kaçındığını ve temerrüde düştüğünü, tarafların salt hasar miktarında anlaşamamaları nedeniyle uyuşmazlığın hakem-bilirkişi prosedürü ile çözümü gerektiğini, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen karar, Dairemizce “mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için, başlangıçta bilirkişi raporu alındıktan sonra hasar miktarının hakem-bilirkişi marifetiyle belirlendiği, daha sonra yeniden bilirkişi raporu alındığı ve bu kez bilirkişi heyetinde davacı hakemi ile 3. hakemin de yer aldığı, bu nedenle, mahkemece ne hakem-bilirkişi, ne de bilirkişi prosedürünün usulünce yerine getirildiği,
bu durumda alınan hakem-bilirkişi raporuna itiraz edildiğine göre artık bu prosedürün uygulanmasından dönülerek taraflar arasındaki tek uyuşmazlık konusu olan hasar bedelinin bu işlerden anlar bilirkişiden veya bilirkişilerden oluşacak bir heyet marifetiyle belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 5.403,05 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12441, K. 2010/2025, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama