KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12448 E., 2011/5317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/05/2009 tarih ve 2008/180-2009/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, söz ve müziği müvekkiline ait olan "Yarim Senden Ayrılalı" isimli türkünün, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği "Sevilir" adlı albümde diğer davalı tarafından seslendirildiğini, bunun için müvekkilinden izin alınmadığı gibi, albüm kapağında anılan eserin anonim olarak gösterildiğini ileri sürerek, şimdilik 500 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini, davalıların kazancından müvekkiline düşen payın verilmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerince TRT Kurumu ve MESAM nezdinde araştırma yapıldığını ve dava konusu eserin derlemesinin Aşık Daimi Tarafından yapıldığının, notaya alanın ... olduğunun, dolayısıyla eserin asıl sahibinin bilinmediğinin ve anonim nitelikte bulunduğunun belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Aşık Daimi (İsmail Aydın) mirasçıları vekili, dava konusu eserin bestecisinin, kaynak kişisinin ve derleyeninin müvekkillerinin murisine ait olduğunu savunarak, müdahale talebinde bulunarak, davacının davasının reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, FSEK 11/1. maddesi uyarınca yayınlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimsenin aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılacağı ve plak üzerinde dava konusu eserin müziğinin davacıya ait olduğu yazılı olduğuna ve sahte olduğu yönünde savunma bulunmadığından ispat yükünün davacıda olmadığı, 5846 sayılı yasanın 68. maddesi de dikkate alınarak 4.439,732 TL tazminat alacağı bulunduğu kabul edilerek,
istekle sınırlı 500 TL maddi tazminat ile eser sahibinin isminin kullanılan müzik yapımlarında belirtilmemesi nedeniyle ihlal edilen manevi hakları karşılığı 1.000 TL manevi tazminatın tahsiline, asli müdahilin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalılar vekili ve asli müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalılar ve asli müdahillerin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, 09/06/2008 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere asli müdahale usul hükümlerine göre asıl davadan bağımsız bir dava niteliğindedir. Asli müdahiller asıl dava konusu hakkın, o davanın davacısı veya davalısına ait olmayıp murisine ait olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat da talep etmişlerdir. Mahkemece asli müdahale davasının reddine karar verildiğine göre, asli müdahiller aleyhine yargılama masrafına hükmedilmemesi ve davacı lehine Avukatlık Ücret Tarifesi hükümlerine göre vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12448, K. 2011/5317, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama