KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12530 E., 2011/5248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2009 tarih ve 2008/133-2009/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tüm hakları müvekkiline ait olan üç adet fotoğrafın, davalıların yayıncısı ve sorumlu müdürü bulundukları Takvim Gazetesi'nde izinsiz yayımlandığını, fotoğrafların FSEK'nun 4. maddesi anlamında eser niteliğine sahip olduğunu ileri sürerek, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca şimdilik toplam 900 ABD Doları+ KDV'nin 29.08.2002 yayım tarihinden itibaren bir yıllık mevduata Devlet Bankaları'nın uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte ödeme günündeki TL. karşılığının davalılardan müteselsilen tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet ve esas yönünden davacının reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı tarafından yayınlanan fotoğrafların sanat eseri niteliğinde olmadığı, davacının dava dilekçesinde her bir fotoğraf için 100 USD+ KDV istendiği ve beyanın bağlayıcı olduğu gerekçesiyle üç adet fotoğraf bedeli olan 300 USD ve 54 USD KDV' olmak üzere 354 USD' nin yayın tarihinden itibaren Amerikan doları cinsinden bir yıllık mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Ancak, Borçlar Kanunun 83 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasına göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlendiği dikkate alınarak, belirlenen miktarın fiili ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığına hükmedilmesi gerekirken yabancı para cinsinden hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün,aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12530, K. 2011/5248, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama