KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12636 E., 2011/14633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2009 tarih ve 2008/122-2009/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18/10/2011 gününde davacı vekili ... ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı...'un ortağı bulunduğu Sitar Otomotiv Ltd Şti'ndeki hisselerinin satış bedelinin kısmi karşılığı olan ( 1.267.500) USD' nın, yabancı uyruklu alıcılarca 03.07.2002 tarihinde davalının bildirdiği yurtdışındaki banka hesabına havale edilmesi, davalının da bu meblağı müvekkilinin borçlu bulunduğu ...' a yurt dışında ödemesi, masraflar için de davalıya (14.000) USD verilmesi konusunda müvekkili ile davalının anlaştıklarını, yurt dışı alıcıların borçlarını ödediklerini, ...'nin de parayı aldığını bildirmesi üzerine,
müvekkilinin bu işlemlerin gerçekleştiğine güvendiğini, ancak ...' nin müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, davalının da anılan parayı ...'ye verdiğine dair bir belge vermeyi reddettiğini, bu nedenle müvekkilinin aynı parayı iki kez ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, davalının anılan parayı ...'ye ödediğine dair belgenin davalıdan alınarak müvekkiline teslimini, bunun mümkün olmaması halinde paranın davalıda kaldığı sabit olacağından şimdilik (250.000)USD' nın ve (1.000) TL maddi ve (1.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Sitar Ltd Şti'nin ortağı ...' ye yabancı uyruklu alıcılar tarafından hisse bedeli olan (1.267.500) USD' nın ödenmesi işlemine aracılık ettiğini, 03.07.2002 tarihinde satışı yapılan hisse bedelinin müvekkilince ...' ye aktarıldığını, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının dava dışı ...'ye borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan davanın reddedilip kesinleştiği, Sitar Ltd. Şti' nin ortakları arasında davacının olmadığı, davacının satışa konu hissenin kendisine ait olduğunu, hisse bedelinin dava dışı ...' ye ödenmesi konusunda davalıya talimat verdiğini ve davalı tarafından bu talimatın yerine getirilmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ile dava dışı ...'a ait olduğu iddia edilen şirket hisselerinin satışı nedeniyle yurtdışındaki alıcılar tarafından emaneten davalı hesabına gönderilen para işbu davanın tarafları arasındaki anlaşmaya uygun olarak davacının borcuna mahsuben dava dışı ...'a ödenmiş ise bu hususu ispata yarar belgenin teslim edilmesi,
aksi taktirde bahse konu paranın davalıda kaldığı kabul edilerek davalıdan tahsili, ayrıca belgenin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava dışı hisse alıcılarının davalıya satış bedeli olarak (1267.500) USD ödedikleri ve davalının da bu parayı yine dava dışı ...'e ödediği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, yurt dışındaki alıcılara satılan şirket hisselerinin ...'a borçlu olan davacı ile ...'a ait olup olmadığı, dolayısıyla satış bedeli üzerinde davacının hakkı bulunup bulunmadığı ve bu suretle davalı tarafından ...'a ödendiği ihtilafsız olan bu paranın davalı tarafından ...'a ödenmesi esnasında davacının ödemesi olduğunu gösterir bir belge alması gerekip gerekmediği, davalı dosyaya bir suretini ibraz ettiği Makbuz ve İbraname başlıklı belge dışında belge almadığını bildirdiğinden bu durumda davalının baştan yapılan anlaşmaya aykırı davranması nedeniyle bu tutarı davacıya ödemesi gerekip gerekmediği noktalarındadır.
Mahkemece, Sitar ....Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtlarına göre davacının şirket ortağı olmadığı, satılan hissenin kendisine ait olduğunu ve satış bedelini borcuna mahsuben ...'a ödemesi için davalıya talimat verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle dava rededilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davacı, davanın başından bu yana şirket hisselerinin ekonomik zorluklar ve ...'a olan borcun teminatı olarak emaneten ve muvakkaten gerçek hissedarlar olan davacı ile ...'un kızları ve damatları adına kayıtlı olduğunu, bu kişiler arasında inançlı işlem yapıldığını ve davalının da mensubu oldukları cemaat içinde herkesçe saygınlığı kabul edilen güvenilir bir kişi olması nedeniyle ...'a olan borcun miktarının belirlenmesi aşamasında arabulucu olarak yer aldığı gibi bu borcun hisse satış bedeli ile ödenmesi konusunda da bilgi sahibi olduğunu ve bu nedenle de görev üstlendiğini,
bütün bu konulardan haberdar olduğunu iddia etmiş ve delil olarak da davalının eli mahsulu olduğunu belirttiği belgeler ibraz ederek bu belgelerin yazılı delil başlangıcı olması nedeniyle tanıklarının dinlenmesini talep etmiştir.
Davalı ise, 26.01.2009 tarihli dilekçesinde şirketin ticaret sicil dosyasının gelmesiyle davacı ile dava dışı Ishak'ın hiçbir zaman şirket ortağı olmadıklarını yeni öğrendiğini bildirmiş ise de 25.06.2008 tarihli dilekçesinde, davacı tarafından ibraz edilen el yazısı belgenin “...şirket hisseleri geçmişte davacı ve dava dışı ...'ta iken davacının bildirdiği rakamlara göre yapılan hesap ve karalamalar...” olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda davacının, resmi kayıtlara göre şirketin ortağı olduğu yönünde bir iddiası mevcut olmayıp gizli ortaklıktan söz ederek vekili olan davalının banka hesabına hisse satışı nedeniyle gelen paranın davacı ile dava dışı ...'un borcuna mahsuben ...'a ödenmesini üstlendiği halde bu ödemeyi iddia edildiği şekilde değil de direk ...'a ödemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmesine ve bunun delili olarak da davalının elinden çıktığını ileri sürdüğü ve davalı tarafından da kendisi tarafından yazıldığını kabul ettiği belgeler ile ..., davacı ve ...arasında düzenlenen belgeleri
ibraz ettiğine göre mahkemece söz konusu belgelerin yazılı delil başlangıcı sayılıp sayılmayacağı ve buna istinaden tanık dinlenip dinlenmeyeceği üzerinde durulup davacı tarafından ibraz edilen tüm deliller ve bu kapsamda davacı ile ...arasında görülen menfi tesbit davasında verilen hüküm ile bu davadaki beyanlar ve ayrıca davacı ile ... arasında ve yine davacı, ... ve ...arasında düzenlenen tüm belgeler değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken ticaret sicil dosyasına göre davacının şirket ortağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12636, K. 2011/14633, 28 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama