KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/12826 E., 2011/14226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2007/538-2009/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2011 gününde davacı avukatı .....geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalı şirketin müvekkili aleyhine Kadıköy 5.İcra Müdürlüğünden icra takibi başlattığını, takipte yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında taşıma sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacı tarafından gönderilen kargoların şirket müşterilerine en kısa süre içerisinde teslimatının yapılacağı ve akabinde de teslim fişlerini ibraz edeceğini, fişlerin müvekkili tarafından kontrol edilmek suretiyle ambar teslim fişi ile birlikte aldığı fatura bedellerini davalıya ödeyeceğini, ancak davalı şirketten gönderilerin yerine ulaşmadığına dair müşterilerden şikayet almaya başladıklarını,
davalı şirketin birçok kez uyarıldığını ve 8 adet ceza faturası düzenlendiğini, bu ceza faturalarının bir kısmının davalı şirket tarafından kabul edildiğini, davalı edimini yerine getirmeyince müvekkilinin artık birlikte çalışmayacağını bildirerek ve davalının gönderdiği bir kısım faturaları da hizmet verilmediği için ödemediğini, müvekkilinin davalının edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarar gördüğünü, bu nedenle sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini,
müvekkilinin gördüğü zarardan dolayı talep ve dava haklarını saklı tuttuğundan bahisle müvekkili aleyhine yapılan icra takibinden borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu alacağın % 40’ından az olmamak üzere davalının tazminat ödenmeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile aralarında sözlü veya yazılı anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin davacıya teslim fişi verme yükümlülüğü olmadığını, ancak müvekkilini iyi niyet gereği ve müşteri memnuniyeti açısından 225 sayfalık teslim belgesini iade-i taahhütlü olarak davacı şirkete gönderdiğini, takip konusu alacağın fatura ve teslim belgelerinin mevcut olduğunu, davacı şirketin hizmetin eksik yapıldığı iddiasının doğru olmadığı gibi, bu konuda bir ayıp söz konusu ise, TTK.
20. Ve 25. Maddeleri gereğince bildirim yapılmasının zorunlu olduğunu, müvekkiline böyle bir bildirimin davacı tarafından yapılmadığını, teslim belgelerinin 22.06.2007 tarihinde davacı firma yetkilisi tarafından imza ile alındığını, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddi ile davaya konu alacağın % 40 ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak düzenlendiğinden sahibi lehine delil teşkil edeceği, davalı defterlerinin ise envanter defterleri kapanış tasdiki bulunmadığından sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, davacının kendi defterlerine göre 2006 yılındaki faturalardan dolayı 9.093,06 TL ,
2007 yılındaki faturadan dolayı 8.541,98 TL olmak üzere toplam 17.635,04 TL davalıya borçlu bulunduğunun tespit edildiği bu tespite göre takip ile 17.912,53 TL talep eden davalının davacıdan 277,49 TL fazla alacak talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Kadıköy 5 İcra Müdürlüğünün 2007/5156 Esas sayılı takibi nedeniyle davacının davalıya takip tarihi itibariyle 277,49 TL borçlu olmadığının tespitine,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşagıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davalı tarafından davacı aleyhine girişilen icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 14.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu 2007 yılına ait 95 adet fatura tutarının davacının defter kayıtlarında bulunmadığı belirtilmişken 02.02.2009 tarihli bilirkişi raporunda bu defa davacıya ait defterlerde 17.635,04 TL borç gözüktüğünün belirtilmesi duraksamaya yol açmıştır.Bu durumda mahkemece söz konusu çelişki nedeniyle yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/12826, K. 2011/14226, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama