KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13004 E., 2011/5590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/01/2009 tarih ve 2008/237-2009/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticaret unvanı “Üniversal Reklam San. ve Tic. Ltd Şti” olan müvekkilinin 21.12.2006 tarihli “İstanbul Üniversal Reklam şekil” ibareli marka tescil başvurusunun bir kısım mal ve hizmetler için reddedildiğini, başvuru konusu işaretin redde mesnet markalar ile karıştırılabilecek derecede benzer olmadığı, 1989 yılından bu yana kullanıldığını ve ayırt edicilik kazandığını, tescilli ticaret unvanı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların anlam, biçim, okunuş ve görselliği ile umumî intiba itibariyle bıraktığı etkinin aynı olduğunu, iltibasa yol açacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 6/1-26, 20/1-24 ve 35/1-8. sınıf mal ve hizmetleri içeren “İstanbul Üniversal Reklam+şekil” ibareli marka tescil başvurusunun, 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi nedeniyle “Universal+şekil”, “Universal”, “Universal Decoration+şekil” ibareli markalara istinat edilerek 6/1-11,13,15-26, 20/2,15,16, 19,24 ve 35/1,3,4,5,8. sınıf mal ve hizmetler için kesin olarak reddedildiği, davacı başvurusunun redde mesnet alınan markalarda asıl ve ayırt edici unsurun “Üniversal” sözcüğü olduğu ve markaların anlamsal, biçimsel, esas unsurlar ve sescil manada benzer mahiyette bulunduğu,
ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcılarının her iki mal ve hizmetin aynı işletmeden kaynaklandığı biçiminde bir yanılgıya düşebileceği, “İstanbul”, “Reklam” ve “Decoration” gibi sözcüklerin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, başvurudan önce 22.06.2004 tarihindeki 556 sayılı KHK’nin 7/son maddesindeki değişiklikle davacının önceden tescilli bulunan bir markanın ayırt edilemeyecek derecede benzerini yahut aynısını, aynı emtialar için tescil ettirebilme olanağının kalmadığı, bu işaretin uzun yıllardır davacı tarafından kullanılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13004, K. 2011/5590, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama