KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13101 E., 2011/6226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2009 tarih ve 2007/352-2009/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, 25.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, yönetim kurulu üyeliğine şirket ortağı olmayan ...’nun seçildiğini, bu kişinin genel kurulda oy kullandığını ileri sürerek genel kurul kararının iptalini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile genel kurul çağrısının yetkisiz kişilerce yapıldığını bildirerek aynı genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...’nun genel kurul sırasında vekaleten oy kullandığı, davacının genel kurul toplantısı sırasında sadece hisse devrine ilişkin olarak beyanlarını tutanağa geçirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 23.01.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı şirket genel kurul toplantı çağrısının yetkili olmayan kişiler tarafından yapıldığını iddia etmiş, ancak mahkemece söz konusu genel kurul çağrısının yönetim kurulunun hangi kararı ile yapıldığı ve usulüne uygun olup olmadığı hususları incelenmemiştir. Bu durumda öncelikle söz konusu yönetim kurulu kararı getirtilerek, kararın hangi üyelerin katılımı ile alındığı, toplantı ve karar nisaplarına uyulup uyulmadığı incelenip değerlendirildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13101, K. 2011/6226, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama