KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13126 E., 2011/6490 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/04/2009 tarih ve 2008/554-2009/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.06.1997 tarihli genel kredi taahhütnamesine müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığını, bu kredi nedeniyle şirketin davalı bankaya borcunu kalmamasına rağmen bu taahhütnamenin senet üzeri avans kredisi olarak kabul ve kat edilerek müvekkili aleyhine sözleşme ve yasalara aykırı olarak icra takibi başlatılarak müvekkiline zarar verildiğini ileri sürerek, bu zarar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşmede davacını kefil olarak imzasının bulunduğu ve icra takibi sonucu açılan Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 1999/371E, 2003/390K nolu ilamıyla da davacının borçtan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının sözleşmeye aykırı olarak zarara uğratılması iddiasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemeye göre, davanın reddine ilişkin karar, davalı vekili tarafından düzeltilerek onama istemiyle temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenmediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede ise; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13126, K. 2011/6490, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama