KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13199 E., 2011/14420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen
- BATMAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ-2004/981 ESAS
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2009 tarih ve 2008/386-2009/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2011 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin çocukları olan ... ile ...’un, zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, davalıya yapılan başvuru sonucu müvekkilleri için hesaplanan bedellerin düşük olması nedeniyle ödemenin kabul edilmediğini ileri sürerek, asıl davada toplam (20.000.000.000)TL, birleşen davada ise toplam (12.000.000.000)TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davada toplam (20.000)YTL, birleşen davada toplam (5.069,84)YTL’nın 10.09.2003 dava tarihinden itibaren, yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, ilgili yönetmeliğin 13 ve 14. maddesinde belirtilen belgelerin tamamının eklenmediğinin anlaşıldığı, davalının temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulünün gerektiği, hükmedilmiş olan tazminatın ferileri ile birlikte davacılara ödenmiş olduğu, her iki tarafın kabulünde bulunduğu, temerrüt tarihi ve alacak miktarı değişmeyeceğinden ve belirlenen miktarın tamamının ödenmiş olduğundan dolayı davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle davalı Garanti Sigortası Hesabı’ndan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalının temerrüdünün hangi tarihte başka bir deyişle dava tarihinde mi yoksa ilgili yönetmeliğin 13 ve 14 ncü maddesi çerçevesinde mi oluştuğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davalının temerrüdünün dava tarihinde oluştuğu sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davalının temerrüdünün, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 8. ve 108. maddelerine göre çıkartılmış bulunan Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde belirlenmesi gerekeceği kuşkusuz olup, ilgili yönetmeliğin 13. ve 14. maddesi hükümlerine göre, Hesap’a başvuruda bulunurken anılan maddelerde ölüm ve yaralanma ile ilgili olarak bir takım belgelerin başvuruya eklenmesi zorunlu kılınmış ve Hesap tarafından bu belgelerin incelenmesi sonucu, koşulları oluştuğu takdirde tazminatın ödenebileceği öngörülmüştür.Bu bağlamda,
davalı tarafından davacılara hitaben yazılan 04.04.2003 tarihli yazıda, davacıların 25.09.2002 tarihli müracaatının değerlendirildiği ve belli edilen miktarda ödeme yapılması için bazı belgelerin istendiği açıktır.Ancak, ilgili yönetmelikte aranmayan bir takım belgelerin ödeme yapılması için anılan yazıda istenmesinin davalının temerrüdünün ilgili yönetmelik çerçevesinde belirlenmesine engel teşkil etmeyeceğinin ilke olarak kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davalıya yapılan başvuruda ilgili yönetmelikte belirtilen belgelerin tümü ile eklenip eklenmediğinin, başka bir deyişle hangi belge ya da belgelerin eksik olduğunun kuşkuya yer bırakmaksızın denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi, daha sonra davalının temerrüdünün anılan yönetmeliğin 13. ve 14. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı olarak davalının temerrüdünün dava tarihi olarak kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13199, K. 2011/14420, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama