KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/13563 E., 2011/6033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2007/84-2009/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “Güven Hastanesi” markası adı altında 05.03.1976 tarihinden itibaren her türlü sağlık hizmeti faaliyetini gerçekleştirdiğini, “GÜVEN HASTANESİ” ibareli markasının 23.10.1997, “GÜVEN MEDİKAL PLAZA” ibareli markasının 23.10.1997, “GÜVEN” ibareli markasının ise 07.10.2003 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “Özel Çukurova Güven Cerrahi Tıp Merkezi” ismi altında, sağlık hizmeti gerçekleştirdiğinin tespit edildiğini, bu kullanımın markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini,
davalının haksız tecavüzü ve kullanımı nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalı tecavüzünün önlenmesine, 35.000,00 TL manevi ve şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını,“güven” ibaresinin kelime anlamıyla bir vasıf, değer ifade ettiğini, “güvenilir insan” şeklinde kullanılabildiği gibi üretilen bir mala ve hizmetin kalitesini ve özelliklerini belirtmek için imal edilen malın veya hizmetin önüne veya sonuna eklenebildiğini, dolayısıyla “güven" kelimesinin bu şekli ile ayırt edici bir vasfa sahip bulunmadığını, davalı kullanımının tescilli ticaret unvanının kullanımı niteliğinde olduğunu, firmaların farklı şehirlerde hizmet verdiklerini, başka şehirlerde şubesi veya yan kuruluşlarının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının "GÜVEN HASTANESİ" + ŞEKİL", "GÜVEN" ibareli tescilli markalarının sahibi olduğu, 01.08.2005 tarihinde tescil edilen davalı şirketin amaç ve konusu kapsamında sağlık ve hastane hizmetlerinin yer aldığı, davalının gerek İl Sağlık Müdürlüğü ile yazışmalarında, gerekse,
büroşür, ilan, reklam gibi tanıtım vasıtalarında, ticaret unvanını sadece tescilli olduğu gibi "Çukurova Güven Özel Sağlık Hizmetleri Cerrahi Tıp Merkezi Ticaret Ltd.
Şti." şeklinde değil, aynı zamanda "GÜVEN" ibaresini diğer unsurlara göre daha büyük ve ön planda yer vererek kullandığı, bu kullanımın TTK'nun 52 ncı maddesi anlamında tescilli bir ticaret unvanının kullanımı kapsamını aşarak markasal kullanıma dönüştüğü anlaşılmakla, davacının istemide dikkate alınarak 556 sayılı KHK'nın 66/2-c hükmü uyarınca lisans yöntemine göre belirlenen yoksun kalınan kardan ibaret maddi tazminatın 3.934,28 TL olarak belirlendiği,
tarafların ekonomik ve ticari konumları, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacı markasından habersiz olduğunun düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/13563, K. 2011/6033, 17 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama