KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1367 E., 2010/7491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 tarih ve 2004/21 - 2008/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.12.1998 tarihine kadar davalı şirkette % 22.18 oranında paydaş olduğunu, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/1387 Esas sayılı dosyasında ortaklık payının ödenmesi ve şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi talebiyle dava açtığını, mahkemece, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına ve ortaklık payının ödenmesine ilişkin kararın 06.07.2001 tarihinde kesinleşerek 19.09.2001 tarihinde infaz edildiğini dava ve infaz tarihi arasındaki 4 yıllık sürede ortaklık payına isabet eden 9.621,98 TL'nın ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kâr payı alacağının ortaklar kurulunun alacağı kararla muaccel hale geleceğini, 1998 yılının kâr payının alınan karar gereğince ödendiğini, 1999 ve 2000 yılında ortaklar kurulunca kârın dağıtılmamasına karar verildiğini, 2001 yılı Ocak ayında davacının şirketteki payı ödendiğinden bu yıla ait kâr payının talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketten kâr payı talebinin ortaklık sıfatının varlığına bağlı olduğu, şirketten ayrılan ortağın pay değerinin dava tarihi itibariyle hesaplanacağı, ortağın şirketten ayrıldığı tarihten sonraya ait şirket karından pay talep edemeyeceği, davacının şirketteki ortaklık sıfatının önceki dava tarihi olan 28/12/1998 tarihinde hükmen sona erdiğinden bu tarihten sonraki dönem için kâr payı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1367, K. 2010/7491, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama