KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/1387 E., 2010/6824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2008/44-2008/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı UEFA ile imzaladığı sözleşme uyarınca Türkiye’de münhasır açık kanal TV yayın hakkını elinde bulundurduğunu, ancak davacının haksız olarak 20.06 2008 tarihli Türkiye-Hırvatistan maçının görüntülerini 21-22.06.2008 tarihlerinde müteaddit defalar göstererek müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin FSEK’nun 80. maddesi uyarınca bağlantılı hak sahibi olduğunu ileri sürerek,
davalının UEFA EURO 2008 maç görüntülerini izinsiz yayınlaması nedeniyle müvekkilim şirketin lisans hakkına ve bağlantılı hakkına tecavüzün men’ine, FSEK’nun 68.maddesi uyarınca davalı ile sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek 50.000 USD’nin üç katı olan 150.000 USD maddi tazminat ile 100.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile 2008/11 D.İş sayılı tedbir kararının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Sirkeci-İstanbul adresinde bulunduğunu, İstanbul Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu savunarak, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HUMK’nun 9./1 maddesi uyarınca davanın kural olarak davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği, dava FSEK’nundan kaynaklandığı için yasanın davacıya kendi ikametgahı mahkemesinde dava açabileceği gibi (FSEK’nun 66/son) davalının ikametgahı mahkemesinde de dava açma imkanı tanıdığı,
davacının ve davalının dava dilekçesindeki adreslerinin İstanbul Adliyesi yargı çevresinde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde yasal süresi içerisinde ve talep halinde yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava FSEK’nun 80. maddesi uyarınca açılmış olup, uyuşmalıkla ilgili olarak bir kesin yetki kuralı mevcut değildir. Bu itibarla mahkemece, televizyon yayının mahkemenin kaza sınırları içinde de yapıldığı, haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu nazara alınarak davalı tarafın yetki itirazının reddi ile uyuşmalığın esasına girilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/1387, K. 2010/6824, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama