KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14014 E., 2011/7026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gönen (Balıkesir) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2009 tarih ve 2005/59-2009/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ... ve ...’nun davalı bankanın Gönen Şubesi’nde müşterek mark cinsinden döviz hesapları bulunduğunu, hesaptaki paranın daha sonra Euro’ya dönüştürüldüğünü, davalı bankanın çalışanının zimmet iddiası ile yargılanması nedeniyle hesaplarında bulunan paranın talep edilmesi üzerine 4.033 Euro’nun müvekkili ... tarafından çekildiği bildirilerek ödeme yapılmadığını, dekonttaki imzanın müvekkili Nazlı’ya olmadığını ileri sürerek, Euro cinsinden paranın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Gönen Şubesi çalışanı ...’nin müşteri hesaplarında zimmet eyleminin tespit edilmesi üzerine iş akdi fesh edilip hakkında ceza davası açıldığını, banka müfettişlerince soruşturma yapılıp zimmet eylemine konu hesapların sahiplerine ödeme yapıldığını, davacılar adına kayıtlı 3208130-5 nolu döviz hesabının zimmete konu hesaplar arasında olmadığını, hesaptaki paranın davacı ... tarafından çekildiğini, davacı ...’nun ibranamesi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ile yargılama sırasında vefat eden ...’nun davalı bankada bulunan münferit kullanımlı müşterek hesaplarından 04.12.2003 tarihinde çekilen 4000 Euro’luk tutarla ilgili verilen dekonttaki imzanın müşteki davacı ...’ya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporundan anlaşıldığı, davacıların hesabındaki paranın izinsiz çekilmesinden davalı bankanın sorumlu olduğu, davalı banka davacı ...’nun ibraname verdiğini savunmuş ise de 19.11.2004 tarihli ibranamede davacı ...’nun kendi hesaplarıyla ilgili alacağı kalmadığını bildirdiği, müşterek hesaplarından bahsetmediği,
davacı ... tarafından verilen ibranamenin imzası taklit edilen davacı ...’yı bağlamasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile “4.033,00 Euro’nun dava tarihinden itibaren 6.791,57 TL üzerinden hesaplanacak yasal faizi” ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka personelinin usulsüz işlemleri neticesi çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar vekili müvekkilleri ... ve ...’nun davalı bankanın Gönen Şubesi’nde bulunan münferit müşterek döviz hesaplarında bulunan 4.033Euro’nun davalı bankanın çalışanı tarafından zimmet eylemi neticesi çekildiğini ileri sürerek tahsilini talep etmiştir. Davalı banka vekili ise dava konusu paranın çekilişine ait dekont ve hesap ekstrelerinde çekilen paranın 4.000 Euro olduğunu, bakiye 33 Euro’nun davacıların hesabında bulunduğunu savunduğuna göre, mahkemece bu husus nazara alınmadan hesapta bulunan 33 Euro’nun da tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece, “davanın kabulü ile 4.033,00 Euro’nun dava tarihinden itibaren 6.791,57 TL üzerinden hesaplanacak yasal faizi” ile birlikte davalıdan tahsiline şeklinde yabancı para üzerinden tazminata karar verilmiş olmasına rağmen TL üzerinden olan alacaklara yürütülmesi mümkün yasal faiz oranına hükmedilmiştir. Oysaki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Yabancı para borcunda faiz” başlığını taşıyan 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14014, K. 2011/7026, 9 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama