KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14111 E., 2011/6217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2009 tarih ve 2007/18-2009/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresine gönderdiği malzemelere davalının faydalı model belgesine dayanılarak el konulduğunu, davalının "İstenilen uzunluklara getirilebilen esnek sıvı-gaz nakli bağlantı elemanı" başlıklı faydalı model belgesinin konusunun yeni olmadığını ileri sürerek, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü, müvekkilinin ürünlerinin toplatılmasından doğan zararı için 500 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkilinin tescilli faydalı modelinin yenilik özelliklerini taşıdığını savunarak davanın reddini istemiş, davacının faydalı modele konu ürünü haksız yere satması nedeniyle 500 TL maddi, 500 TL manevi tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı adına tescilli 2001 01506 nolu faydalı modelin ilk bilirkişi raporunda çentik sayısının artırılması nedeniyle yeni olduğu sonucuna varılmış ise de TSE’nin cevabi yazısından çoklu çentik uygulamasının seçime bağlı olduğu, çoklu çentiklerin fonksiyon değişikliği yapmadığının belirtildiği, ikinci bilirkişi raporunda da faydalı model ve 14/10/1999 tescil tarihli Alman Patentine konu buluşun aynı işlevi gördüğü, aynı yapıya sahip olduğu, fazla çentiğin yarar sağladığı görüşünün doğru olmadığının bildirildiği,
faydalı modelin yeni olmadığı gerekçesiyle faydalı modelin hükümsüzlüğüne, davalının kötü niyetle tescil ettirdiği kanıtlanmadığından asıl davadaki tazminat taleplerinin reddine, faydalı model iptal edildiğinden ve iptal kararı geçmişe etkili olduğu gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı vekilince, HUMK'nun 433. maddesi uyarınca katılma yolu ile karar temyiz edilmiş olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 25/09/2009 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilince HUMK’nun 433/2.maddesinde yazılı 10 günlük süre geçirildikten sonra 09/10/2009 tarihinde karar temyiz edilmiştir. Bu durumda HUMK'nun 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14111, K. 2011/6217, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama