KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/14328 E., 2011/6814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2009 tarih ve 2007/142-2009/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 06.12.2006-07.12.2006 tarihlerinde birden fazla işlemle 10.000 TL'nın internet vasıtasıyla başka hesaba havale yapıldığını, 950 TL’nın ödendiğini, davalı bankanın internet vasıtasıyla yapılan işlemlerde müşterilerin haklarını koruyucu tedbir almaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 9.050 TL'nın 07.12.2006 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede güvenlik hususunda davacının uyarıldığını, söz konusu havale işleminden dolayı sorumlu olmadıklarını, davacının kusurlu hareketi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaplara havale yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.050 TL'nın 07.12.2006 tarihinden itibaren mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacıların bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı taraf davada mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında temerrüt faizi talep etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece temerrüt faizinin başlangıç tarihinde sahtecilik işlemi gerçekleştirilen hesabın türü, bu hesaba faiz işletilip işletilmediği, işletilmiş ise oranı, 4489Sayılı Kanunla değişik 3095 Sayılı Kanun’un 2/son maddesi uyarınca değerlendirilmek ve belirlenen oranın bu tarihteki avans faizinden yüksek ise o nispette ve oranı gösterilmek suretiyle temerrüt faizine, düşük ise avans faizi nispetinde temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/14328, K. 2011/6814, 6 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama